Çevre uzmanı Hlobıstov: İşgalcilerin Kırım’da açmayı planladığı yeni su kuyuları mikro depremlere neden olabilir

Güvenlik
Anife Bilal
13 Ekim 2021, 13:01
Anife Bilal
13 Ekim 2021, 13:01

Kırım’ın Rusya tarafından işgal edilmesi nedeniyle yarımadada yaşanan su sorununa bir türlü çözüm bulamayan işgalciler, bu sefer 2021 yılının sonuna kadar yarımadadaki dört barajın yakınlarında 36 su kuyusu açmayı planlıyor. Kırım Tatar Kaynak Merkezi uzmanı Yevgen Hlobıstov, işgalcilerin bu girişiminin çevre için potansiyel tehlike oluşturduğunu ifade etti.

Kırım’ın işgalci yönetimi, yarımadada neden oldukları su sorununa çözüm arayışlarına devam ediyor. Geçen hafta Kırım’ın sözde Başbakanı Yuriy Gotsaruk, 2021 yılına kadar Kırım’da 36 su kuyusu açmayı hedeflediklerini duyurdu. Öte yandan uzmanlar, işgalcilerin su sorununa karşı attığı düşüncesiz adımların, sorunu çözmekten çok çevre felaketine yol açtığına dikkat çekti.

KUYULARIN AÇILMASI HEYELAN VE YEREL SARSILMALARA YOL AÇABİLİR

Dom televizyon kanalında konuşan Kırım Tatar Kaynak Merkezi Çevre Uzmanı Yevgen Hlobıstov, bahsi geçen dört barajın yakınında 36 su kuyusunun açılmasının çevre felaketine yol açabileceğini ifade etti. Uzmana göre, kuyuların yerel sarsılmalar, heyelanlar, mikro depremlere yani altyapının tahribine neden olabiliyor. Toprak tuzlanması riskinin de mevcut olduğunu belirten çevre uzmanı, “Ayrıca 36 kuyudan elde edilen suyun kalitesini bilmiyoruz. Örneğin işgalciler Azak Denizi’nin altındaki tatlı suyu kullanmak istiyorlardı ama oradaki suyun kalitesi içmeye hatta teknik kullanıma bile uygun değildi. Açtıkları kuyularda ise nasıl su elde edecekler bilmek çok zor.” dedi.

YAĞIŞLAR AZALINCA SU SORUNU YİNE GÜNDEME GELECEK

Rusya’nın Kırım’daki askeri sanayi kompleksinin su sorunu yaşamadığını sadece Kırım’daki sivil halkın su sıkıntıları yaşadığını vurgulayan Hlobıstov, “Barajlarda su olduğu sürece Kırımlıların çoğu sorunsuz su elde edebilecek. Fakat iklim durumu değişir değişmez; Kırım’ın tekrar uzun süreli bir kuraklıktan muzdarip olması ihtimali çok yüksek. Su yine yetersiz olacak.” diye belirtti.

YARIMADADAKİ SU KAYNAKLARI ÇOĞUNLUKLA ASKERİ İHTİYAÇLAR İÇİN KULLANILIYOR

Su sorununun kaynağının Kırım’ın artan askerileştirilmesi olduğunu ifade eden uzman, “Kırım’ın nüfusu hızlı bir şekilde artıyor, askeri sanayi kompleksinin ihtiyaçları devamlı büyüyor, devamlı tatbikat yapılıyor. Bu alanda su tüketiminin azaltılması, Kırım’ın sivil nüfusunun su arzını önemli ölçüde iyileştirebilir.” şeklinde konuştu.

İŞGALCİLER AZAK DENİZİ ALTINDAKİ SU KAYNAKLARINA GÖZ DİKTİ

Daha önce Kırım’ın sözde Başkanı Sergey Aksyonov, Azak Denizi’nde tatlı su arama çalışmalarına başlandığını duyurmuş ve denizin altında büyük tatlı su rezervlerinin bulunduğunu ileri sürmüştü. Öte yandan, Kremlin tarafından işgal altındaki Kırım’a “sorumlu” olarak atanan Rusya Başbakan Yardımcısı Marat Husnullin, Azak Denizinde tatlı su arama çalışmaları kapsamında temmuz ayında sondaj kuyularının açılacağını açıklamıştı. Ancak işgalciler haziran ayında Azak Denizi altında bulunan suyun Kırım’ın su şebekeleri için uygun olmadığını açıkladı.

DENİZ SUYU ARITMA SİSTEMLERİ PAHALIYA PATLAYACAK

Bunun dışında Kırım’ın sözde yönetimi, yarımadadaki su sorununu arıtma sistemleri inşa ederek çözeceğini ileri sürmüştü. Fakat uzmanlar, Kırım’da deniz suyu arıtma sistemleri inşa etmenin Rusya’ya çok pahalıya patlayacağını belirtiyor. Uzmanlara göre, Kırım’da deniz suyu arıtma sistemleri inşa etmek için Rusya yönetimi, savunma bütçesinin yaklaşık yüzde 25-30’unu harcaması gerekiyor.

KIRIM’IN İŞGALİNDEN SONRA UKRAYNA ANAKARASINDAN YARIMADAYA SU TEDARİKİ KESİLDİ!

Rusya, Kırım’ı işgal etmeden önce, yarımadanın içme suyu ihtiyacının yüzde 85’i Ukrayna tarafından Dinyeper (Dnipro) nehrinin Kuzey Kırım Kanalı’na aktarılması sayesinde sağlanıyordu.

1961-1971 yıllarında kurulan Kuzey Kırım kanalı Ukrayna’daki Kahovskoye baraj gölünden Kırım’ın Kerç şehrine kadar uzanıyor. Uzunluğu 402,6 km olan kanal saniyede 300 metreküp su akışı sağlıyor.

Şubat-Mart 2014’te Kırım’ın Rusya tarafından işgal edilmesinden sonra kanaldan sağlanan su tedariki durdurulmuştu. Rus işgalci yönetimi, su sorununu yeraltı kaynakları aracılığıyla çözmeye çalışıyor. Birçok yerleşim yerinde su kuyuları açılmaya başlandı. Ancak bu durum da, Kırım toprağının tuzlanmasına yol açıyor.

KIRIMOĞLU: SU SORUNUNU ÇÖZMEK İÇİN KIRIM’I MAHVEDECEKLER

Kırım Tatar halkının milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, Rusya tarafından işgal edilen Kırım’daki su sorunu çözme girişimlerinin, yarımadanın ekolojisini olumsuz etkileyeceğini ifade etmiş; işgalcilerin Kırım’da yeni su kuyuları açarak, yarımadayı mahvedeceğini vurgulamıştı.

İşgalci yönetimin, su sorunu çözme yöntemlerini değerlendiren Kırımoğlu, “Şu anda yeraltı suyu çıkarmak için yeni kuyu açılmasına ağırlık veriyorlar. İlk olarak yeraltı suyu rezervleri sınırsız değil ve tüm Kırım’a suyla sağlamaya yetmeyecektir. İkinci olarak, Kırım’ın ekolojisi için büyük tehdit oluşturuluyor. Tatlı su çıkarıldıktan sonra oluşan boşluklara deniz suyu dolduruluyor ve tüketimi uygun olmayan çeşitli kanalizasyon suları dolduruluyor. Bu da toprağın tuzlanmasına yol açıyor.” ifadelerini kullandı.