BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri: Mariupol vahim durumda, salgın hastalık riski artıyor

Güncel
qha muhabir
17 Haziran 2022, 15:45
qha muhabir
17 Haziran 2022, 15:45

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet, Ukrayna’nın Mariupol kentindeki işgalci Rus birliklerinin kuşatması nedeniyle insani durumun vahim olduğunu, şehirde salgın hastalık riskinin arttığını dile getirdi.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyinin 50’nci Oturumu’nda BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet, savaş nedeniyle Birleşmiş Milletler personelinin Ukrayna’da Mariupol dahil birçok yere erişim sağlayamadığını, Mariupol’de durumun vahim olduğunu ve salgın riskinin arttığını söyledi. Mariupol’deki durumdan şehirden ayrılmak zorunda kalan sivillerle yapılan görüşmeler sonucunda haberdar olduklarını belirten Bachelet, “Bize gelen bilgilere göre, bombardımanlar azaldı fakat darmadağın olmuş şehirde kalan sakinler, tıbbi tedavi dahil acil ihtiyaçlarını gideremez hale geldi” şeklinde konuştu.

SU, ELEKTRİK VE DOĞAL GAZ GİBİ İHTİYAÇLAR KARŞILANAMIYOR

Mariupol”ün vahim durumda olduğuna vurgu yapan Bachelet, “Bölgede kolera dahil salgın hastalık riskinin arttığına dair haberler geliyor. Çok sayıda insanın barınacak yeri yok ve hasar gören apartmanlarda yaşayanların su, elektrik ve doğal gaz gibi ihtiyaçları karşılanamıyor” dedi. Rusya’nın Ukrayna’ya savaş başlattığı 24 Şubat 2022’den beri Mariupol’ün en ölümcül yer olduğuna dikkat çeken Bachelet, “Çatışmalar, yıkım ve can kayıplarının geldiği nokta, uluslararası insan hakları hukukunun ağır bir ihlalinin göstergesidir” ifadesini kullandı.

MARİUPOL’DE 20 BİNDEN FAZLA SİVİL HAYATINI KAYBETTİ

Mariupol’e erişimi olmayan BM’nin teyit edebildiği bilgilerden oluşturduğu verilerine göre, Rus ordusunun kuşatması altındaki Mariupol’de konutların yüzde 90’ı hasar gördü. 350 binden fazla kişi Rus saldırıları nedeniyle şehirden ayrılmak zorunda kaldı. Rusya’nın saldırıları sonucu yüzde 70’ini çocukları oluşturmak üzere 1348 sivil hayatını kaybetti.

Ukrayna’nın Mariupol kenti Belediye Başkanı Vadım Boyçenko ise 25 Nisan yaptığı açıklamasında, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı başlattığı savaşın ilk gününden beri işgalci Rus ordusunun kentte 20 binden fazla sivilin ölümüne sebep olduğunu söylemişti. 

RUSYA UKRAYNA’YA SAVAŞ BAŞLATTI

Yayılmacı emelleriyle hareket eden işgalci Rusya, 24 Şubat’ta Ukrayna’ya yönelik başlattığı savaşta üçüncü ayında. İşgalci Rus ordusu, haksız savaşını sürdürürken Ukrayna ordusu işgal karşısında mücadelesine devam ediyor. Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne saldıran Rusya, acımasızca sivilleri hedef alıyor. Yalnızca Buça kentinde 410 sivil sokaklarda Rus işgal güçleri tarafından katledilmiş halde bulundu. İrpin, Mariupol gibi işgalci Rusya’nın ağır katliamlara imza attığı şehirlerden bilgiler toplanmaya devam ediyor.

Putin, dünyada pek çok ülke tarafından savaş suçlusu olarak kabul ediliyor. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodımır Zelenskıy (Volodimir Zelenski) ile ABD Başkanı Joe Biden, Putin’in Ukrayna’da soykırıma imza attığını ve savaş suçlusu olduğunu ilan etti.

Başlattığı savaş yüzünden işgalci Rusya’ya, birçok Avrupa ülkesi yaptırım uyguluyor. Rus ordusu savaşın başından beri Ukrayna’daki kritik altyapı tesislerini, havaalanlarını, sivil yerleşim birimlerini bombalıyor. Savaşın 3,5 ayı içinde Rusya Ukrayna’ya 2 bin 600’den fazla füze attı. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğinin (BMMYK) verilerine göre, Rusya’nın saldırıları nedeniyle 5 milyonu aşkın Ukrayna vatandaşı komşu ülkelerine sığınmak zorunda kaldı. BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliğinin açıklamasına göre, Ukrayna’da her gün 2 çocuk hayatını kaybediyor ve 4 çocuk yaralanıyor.

BM KOMİSERİ, DOĞU TÜRKİSTAN ZİYARETİ SONRASINDA YAPTIĞI AÇIKLAMALAR NEDENİYLE ELEŞTİRİLMİŞTİ

Bachelet, Çin’in ağır insan hakları ihlalleri fiilerine imza attığı Doğu Türkistan ziyareti nedeniyle fazlasıyla eleştirilmişti. Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Komiseri Michelle Bachelet, Çin propagandasına alet olmakla eleştirilen altı günlük ziyaretinde sınırlamalar olduğunu, baştan sonuna kadar her yere Çinli yetkililerin eşlik ettiğini ve gözaltına alınan Uygurlarla veya aileleriyle konuşamadığını söyledi.