BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri, Doğu Türkistan'a gelecek hafta gidecek

Güncel
qha muhabir
20 Mayıs 2022, 22:26
qha muhabir
20 Mayıs 2022, 22:26

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet, gelecek hafta Çin ve Doğu Türkistan’a ziyaretler gerçekleştirecek.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet ve beraberindeki heyet, 23 Mayıs 2022 tarihinde Çin ve Doğu Türkistan’a ziyaretlerini başlayacak. Ziyarette yüksek komiserin sivil toplum kuruluş temsilcileriyle, akademisyenlerle ve iş insanlarıyla bir araya geleceği; bu kapsamda da Doğu Türkistan’ın Kaşgar ile Ürümçi kentlerini ziyaret edeceği bildirildi.

Bachelet, yıllardır Pekin yönetiminden Doğu Türkistan’a “kısıtlamasız bir giriş izni” verilmesini talep ediyordu. Çin de buna karşılık soruşturma değil “dost ziyaretine” izin verebileceği konusunda ısrar ediyordu. Sonunda uzlaşmaya varılarak Yüksek Komiserliğe bağlı 5 kişi, 25 Nisan’da hazırlıklar için Çin’e gitmişti. Çin’de bir süre karantinaya alınan ekip, ardından Kanton ve Doğu Türkistan bölgelerine gidebilmişti.

23 Mayıs itibariyle 5 gün boyunca Çin ve Doğu Türkistan’da ziyaretlerde bulunacak olan komiserin, 28 Mayıs’ta ziyarete ilişkin izlenimlerini basın toplantısında paylaması bekleniyor. 

BM İNSAN HAKLARI YÜKSEK KOMİSERLİĞİ ÇİN İLE İŞBİRLİĞİ YAPMAKLA SUÇLANIYOR

İnsan hakları savunma örgütleri, Çin’in Doğu Türkistan’da soykırım işlediğini, milyonlarca Uygur ve diğer Türk soylu kişilerin toplama kamplarına kapatıldığını savunuyor. Bu sebeple de Bachelet’den açıklaması sırasında Pekin’in işlediği insan hakları ihlallerini kınaması bekleniyor.

Öte yandan BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliğinin Doğu Türkistan konusunda Çin ile işbirliği yaptığı iddiaları da tartışılıyor. Bunun kanıtlarından biri olarak komiserliğin, aylar önce tamamladığı Uygur İnsan Hakları Raporu’nun yayımlanmasının sürekli ertelendiği veya yayımlamaktan kaçındığı gerçeği gösteriliyor.

DOĞU TÜRKİSTAN’DA NELER OLUYOR


Çin Halk Cumhuriyeti hükumetinin sistematik baskıları ve asimilasyon politikaları ile Doğu Türkistan’da topyekûn bir halk, asimilasyon ve soykırıma uğradı, uğruyor. Milli, dini, siyasi ve kültürel olarak Doğu Türkistan’da Çinli olmayan tüm Türk kökenli milletler bu baskının kurbanı olmaktadır. Doğu Türkistan’da soykırıma varan ağır insan hakları ihlalleri, her geçen gün dünya kamuoyunun daha çok gündemine geliyor. Etnik ve kültürel ayrımcılığa ve insan hakları ihlallerine maruz kalan Doğu Türkistanlılar, ucuz iş gücü olarak Çinli şirketlerde çalıştırılıyor. Öte yandan, Birleşmiş Milletlerin resmi verilerine göre ise, Çin Komünist Partisi idaresinin kültürel soykırım uyguladığı Doğu Türkistan’daki toplama kamplarında milyonlarca insanı yasa dışı bir şekilde alıkoyuyor. Çin hükumeti, toplama kamplarında ve ceza kamplarında insanlık dışı şartlarda tutulan Uygur Türklerinin durumuna dair tüm verileri dünya kamuoyundan gizliyor.

ÇİN’İN  DOĞU TÜRKİSTAN’DAKİ CEZA KAMPLARINDA NELER YAŞANIYOR?

Doğu Türkistan’da Uygur ve diğer Türk halklarından milyonlarca kişi suçsuz yere toplama kamplarına alınmaktadır. Halen bu baskı tüm şiddetiyle devam etmektedir. Tanıkların ifadelerine göre tutuklulara işkence ediliyor. Sağlıksız şartlarda ellerinde kelepçe, ayaklarında zincirle yaşıyor. Kampta tutulanlara ne olduğu belirsiz ilaçlar ve iğneler veriliyor. Tırnak çekme, kamçı, elektrik gibi işkencelere maruz kalıyor. Kadınlar toplu tecavüze uğruyorlar.

Milyonlarca genç Doğu Türkistan’daki çalışma kamplarında veya Çin’deki fabrikalarda zorunlu köle işçi olarak çalıştırılıyor. Birçoğu toplama ve çalışma kamplarına gönderildikten sonra geride kalanlar da siyasi propaganda ezberlemeye, kamu hizmeti adıyla ücretsiz çalışmaya zorlanıyorlar. Kadınlar kısırlaştırılıyor, hamilelere zorla kürtaj yaptırılıyor. Genç kadınlar Çinlilerle evliliğe mecbur ediliyor. Ailelerinden koparılan 1 milyona yakın çocuk, çocuk toplama kamplarında asimile ediliyor. Çince konuşmaya Çince yaşamaya, Çinliler gibi beslenmeye zorlanıyor.

Milli ve dini kültür mirasları yok ediliyor. Uygur tarihi ve kültürüyle ilgili kitaplar yakılıyor. Türk- İslam mimarileri ve tarihi şahsiyetlerin türbeleri, heykelleri yok ediliyor. İnanç özgürlüğü hiçe sayılıyor. Camiler yıkılıyor. Kur’anlar yakılıyor. Namaz kılmak, oruç tutmak kampa alınma nedeni olarak gösteriliyor. Türkiye başta olmak üzere yurtdışı ülkelerinde okumuş, seyahat etmiş olmak ya da sadece bunları yapan birinin akrabası olmak bile toplama kampına alınma veya hapse atılma nedeni olabiliyor.

“Kardeş aile” projesi adı altında her aileyle ilgilenecek Çinli memur atandı. Bu “kardeşler” aile mahremiyetini çiğneyerek Uygurların evlerinde konaklıyor, aile üyelerinin rejime bağlığını denetliyorlar.