Birleşik Krallık'ın "İnsan Hakları ve Demokrasi 2020" raporunda, Kırım'daki insan hakları ihlallerine dikkat çekildi

Haberler
E. K.
09 Temmuz 2021, 11:33
E. K.
09 Temmuz 2021, 11:33

Birleşik Krallık, insan hakları ile ilgili raporunda, Rus işgali altında bulunan Kırım ve Donbas’taki insan hakları ihlallerine dikkat çekti. Raporda, Rusya’nın uluslararası izleme örgütlerinin Kırım’a erişimine izin vermeyerek, insan hakları durumunun bağımsız değerlendirmesini engellediği vurgulandı.

Birleşik Krallık, 8 Temmuz’da yayımladığı “İnsan Hakları ve Demokrasi 2020” raporunda, Rusya’nın işgal ettiği Kırım’da işlediği insan hakları ihlallerine dikkat çekti. Raporda, Kırım’da işgalci Rus yönetiminin, temel özgürlükleri kısıtlamak için keyfi tutuklama, işkence ve tehdit kullanarak azınlık gruplarına ve muhaliflere zulmetmeye devam ettiği kaydedildi.

İşgal edilen Kırım Yarımadası ve Rusya topraklarında dini ve milli azınlıkların yanı sıra muhaliflere yönelik baskının devam ettiğinin belirtildiği raporda, “Rusya ve Kırım’da, çoğu insanlık dışı koşullarda tutulan, işkence ve kötü muameleye maruz kalan veya tıbbi bakımdan yoksun bırakılan 72 Kırım Tatarı da dahil olmak üzere en az 109 siyasi tutuklu gözaltında kalmaya devam etti.” denildi.

Adı geçen raporda, Rusya’nın, uluslararası izleme kuruluşlarının Kırım’a erişimine izin verilmesi yönündeki çağrıları görmezden gelmeye devam ettiği ve insan hakları durumunun bağımsız değerlendirmesini engellediği belirtildi. Bunun yanı sıra raporda Birleşik Krallık’ın, Kırım’ın işgalden kurtarılması amacıyla uluslararası çabaları birleştirmek için başlatılan Kırım Platformu girişimini desteklediği vurgulandı.

YARIMADADA 7 YILDIR BASKI VE ZULÜM DEVAM EDİYOR

İşgalci Rus askerleri Kırım’a ilk olarak, 20 Şubat 2014 tarihinde girdi. Altı yıl önce bugün, sabahın erken saatlerinde plakaları sökülmüş askeri araçlar ve rütbe işaretleri taşımayan silahlı milisler Kırım’ın stratejik noktalarını ve hükûmet binalarını ele geçirmeye başladı.

Rus propaganda medyalarında “Kırım Özsavunması” oldukları iddia edilen, kamuflaj giymelerinden hareketle “kibar yeşil adamlar” olarak da adlandırılan Rus askerleri ve onların yanında gezen işbirlikçi milisler, yarımadanın kontrolünü yasa dışı olarak ele geçirdi. Rus propaganda mekanizmasınca işgal, sözde “bağlanma” adı altında legalleştirilmeye çalışılsa da dünya kamuoyu bu adımı asla tanımadı.

Rus işgaliyle adeta “açık hava cezaevi”ne dönüşen Kırım yarımadası, bir yandan silahlandırma hamleleriyle dünyayı tehdit eden askeri bir üs haline getirildi. Diğer yandan da işgale direnen Kırımlılar baskı mekanizmasının sürekli hedefi haline geldi. Yarımadada 2014’ten beri Rus işgalini onaylamadıklarını ifade eden ve tutumlarıyla belirten Kırım Tatarları başta olmak üzere Ukrayna’ya bağlı kalmak isteyenler, kaçırılmalarla, düzmece davalarla, keyfi baskın ve sorgularla korkutulmaya çalışılıyor.

SİLAHLARIN GÖLGESİNDE SÖZDE REFERANDUM

Rus işgalinin akabinde 2014 yılının Mart ayında düzenlenen sözde referandumda Kırım sakinlerinin yarımadanın Rusya’ya bağlanması konusunda iradesini “özgürce” tecelli ettiği ileri sürüldü. Avrupa Birliği ülkeleri, ABD ve dünyanın birçok ülkesi, Kırım’da yapılan sözde “kendi kaderini belirleme referandumunun” sonuçlarını kabul etmeyi reddetti. Ukrayna, Kırım’ı geçici olarak işgal edilen bölgesi olarak kabul ediyor.

Ukrayna Parlamentosu resmi düzeyde, 20 Şubat 2014 tarihini Kırım ve Sivastopol’ün (Akyar) Rusya tarafından işgalinin başlangıç tarihi olarak kabul etti. Dönemin Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko, ilgili yasayı 7 Ekim 2015 tarihinde imzaladı.

Avrupa Birliği (AB) ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Rusya’nın Kırım’ı işgal etmesi ve Ukrayna’ya yönelik politikası dolayısıyla Rusya Federasyonu’na karşı yaptırımlar uyguladı. Kırım’ın işgalinden sonra Ukrayna’nın Donbas bölgesinde Rusya tarafından desteklenen teröristler ile Ukrayna askerleri arasında çatışmalar başladı.

KIRIM PLATFORMU NEDİR?

Kırım Platformu, Ukrayna’nın, Kırım’ın işgaline yönelik uluslararası tepkinin etkinliğini artırmak, artan güvenlik tehditlerine karşı koymak, Rusya’ya uygulanan uluslararası baskıyı artırmak, işgal rejiminin mağdurlarını korumak ve insan haklarının daha fazla ihlal edilmesini önlemek ve Kırım’ın işgalden kurtarılmasını sağlamak amacıyla başlattığı yeni bir danışma ve koordinasyon formatıdır. 

Platformun birkaç seviyede faaliyet göstermesi öngörülüyor; devlet ve hükumet liderleri, dışişleri bakanları, parlamentolar arası işbirliği ve uzmanların işbirliği seviyelerinde. Dmıtro Kuleba, 2 Aralık 2020 tarihinde Ankara’ya gerçekleştirdiği çalışma ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, Kırım Platformunun sivil toplum diplomasisi düzeyinde de faaliyet göstereceğini, Kırım Platformu’nda oluşturulacak yapı içinde dünyadaki Kırım Tatar sivil toplum kuruluşlarına, bu bağlamda Dünya Kırım Tatar Kongresine de yer verileceğini ifade etmişti. Kırım Platformu’nun, Kıyiv’de 23 Ağustos 2021 tarihinde düzenlenecek açılış zirvesi ile resmi olarak faaliyete başlaması planlanıyor.