Bezikoğlu: Putin'in siyasetinin Rusya'yı bir arada tutması mümkün değil

19 Mart 2020, 13:55

Ömer Cihad KAYA

QHA Ankara

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Filiz Tutku Aydın Bezikoğlu, Rusya’da son anayasa değişikliği teklifi ile federasyon içindeki Rus olmayan halkların sonunu getiren Rus kolonyalizminin geldiği noktayı, Kırım Haber Ajansına (QHA) değerlendirdi.

“BU SİYASET, TÜRK VE MÜSLÜMAN AZINLIĞIN DİLLERİNİN TAMAMEN YOK OLMASINA SEBEBİYET VERECEKTİR”

Yeni anayasa değişikliği referandumunun şekillendirdiği Rusya’yı, Stalin’in Ruslaştırma politikasının bir devamı olarak nitelendiren ve özellikle anadil meselesine dikkat çeken Bezikoğlu şunları kaydetti:

“Rusya, 22 Nisan 2020’de düzenleyeceği anayasa değişikliği referandumunda, Putin’in ömür boyu görevde kalmasını sağlamayı amaçladığı oylamanın yanı sıra başka değişiklikleri de oylayacak. Bunların en önemlisi; Sovyetler Birliği’nden kalan, Lenin’in bu halkları federasyona katılmaya ikna etmek için taviz olarak verdiği ülkedeki Rus olmayan halklara verilen anadil hakkı. Önerilen değişikliğe göre bu hakkın bu halkların elinden alınması şu şekilde olacak. Şu anda zorunlu olan anadil hakkı seçmeli hale çevrilecek ve o etnik grubun ülkesinde yaşayan Ruslar bu dili öğrenmek zorunda olmayacaklar. Putin’in azınlık haklarında olacak bu kısıtlamanın ilk işaretini verdiği 2019 yılından itibaren, eğitim alanındaki devlet yetkilileri velilerin anadil seçmeli derslerini istememesi için kuvvetli baskılar uygulamaktalar. Zaten 2006’dan itibaren adım adım Rusçayı ülke çapında yaygınlaştırmaya yönelik eğitim politikaları artmıştı. En önemlisi üniversite sınavına artık sadece Rusça girilebilir hale getirilmişti ve mesela Tatar Lisesinin bitirenler dezavantajlı duruma getirilmişti. Rusya’nın bu son siyaseti, oradaki Türk ve Müslüman azınlıkların dillerinin tamamen yok olmasına sebebiyet verecektir. Bu politika, Rus Çarlığının Orta Asya, Kafkaslar ve Sibirya’yı kolonize etmesi sırasında ortaya çıkan ve Stalin’in ‘Ruslaştırma’ siyaseti ile devam eden 400 yıllık asimilasyon politikasının bir devamıdır.”

“DİĞER HALKLARIN RUSLAŞMALARI HEDEFLENMEKTEDİR”

Filiz Tutku Aydın Bezikoğlu, Rusya Federasyonu’nun asimilasyon politikaları ve anayasa değişikliği taslak metninde Ruslara “devlet kurucu halk statüsü verilmesine ilişkin de, “Bu asimilasyon politikası eşliğinde anayasadaki başka bir değişiklik ise, Rusların kurucu halk olarak tanımlanması ve diğer halkların ise Rus dili ve kültürünü benimseyip Ruslaşmalarının açıkça hedeflenmesidir. Rusya’nın federasyon yapısı zaten gayet zayıf haklar sağlayan, neredeyse sembolik denebilecek bir yapıydı. Zaten 2000’li yıllarda Putin, Federasyon Konseyi üyelerinin kendi bölgelerinden seçilme kanununu değiştirip merkezden atamayı getirerek, federal bölgelerin herhangi bir temsil imkanını ortadan kaldırmıştı. Sadece gücünü konsolide edene kadar Tataristan’ın bazı isteklerini olumlu karşılayarak deyim yerindeyse onları idare etmişti. Çeçenistan’a ise Ramazan Kadirov’u sömürge valisi olarak atayıp radikalizm, şiddet ve kanunsuzluk bataklığında kaybolup gitmesi ve Rusya’yı bir daha rahatsız etmemesi çözümünü bulmuştu.” ifadelerini kullandı.

Rusya Federasyonu’nun “federasyon” olmaktan çıktığına ve Putin’in ortaya koyduğu politikalar ile Çarlık rejimini ve Stalinizmi sentezlediğine dikkat çeken Bezikoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“RUSYA, FEDERASYON OLMAKTAN TAMAMEN ÇIKMAKTADIR”

“Fakat bu son değişikliklerle Rusya bir federasyon olmaktan tamamen çıkmaktadır. Buna rağmen Rusya federasyon isminden ya da iddiasından vazgeçmeyecektir. Çünkü hakikat ötesi çağın en önemli aktörlerinden Rusya, iç ve dış siyasetini bir şey söyleyip başka bir şey yapma üzerine kurmuştur.

“PUTİN’İN ORTA VE UZUN VADEDE RUSYA’YI BİR ARADA TUTMASI MÜMKÜN DEĞİL”

Rusya’da federasyonun artık tamamen bir vitrin olmasıyla birlikte etnik halklar da vitrindeki mankenler olmaya itilmektedir. 2000’lerde yapılan önemli kanuni değişikliklerle etnik toplulukların dernek ve sivil toplum örgütlerinin yukarıdan aşağı devlet eliyle kurulup yönetilmesi, müftülüklere atamaların devlet tarafından kontrolü, Hıdırellez gibi marjinal ve zararsız kültürel faaliyetlerin gösteriye dönüştürülüp etnik haklar veriliyormuş propagandasına alet edilmesi bunun en önemli göstergesidir. Etnik siyasetin gerçek yüzü ise; gittikçe artan yabancı düşmanlığında, polis eliyle ırkçı şiddete her gün maruz kalan binlerce göçmen, protesto için kendini yakan Udmurt dilbilimcisi ve aktivist Albet Razin‘in trajedisinde, yerlerinden yurtlarında edilen Rusya’nın kutup bölgesindeki yerli halklarında, vatanları işgal edilip büyük insan hakları mücadelesine giren Kırım Tatarlarının kaderinde ve radikal İslam’a Rusya tarafından verilen destekte aranmalıdır.

“BU BİR ÖLÜM KALIM MÜCADELESİDİR”

Putin’in bu Çarlığı ve Stalinizmi sentezlediği, aşırı merkezileşme odaklı ve farklılıkları yok etmeyi hedefleyen siyasetinin, orta ve uzun vadede Rusya’yı bir arada tutması mümkün değildir. Batılı devletlerin denediği asimilasyon, sömürgecilik, etnosit gibi politikalar ters tepmeye mahkumdur. Bu süreçte maalesef Rusya’daki Rus olmayan halklar aktif bir şekilde bu koronavirüs kadar sinsi bir şekilde hayatlarına sızan ama hayatlarını tümden değiştirecek anayasa değişikliği karşısında örgütlenmek zorundadırlar. Albert Razin’in de dediği gibi bu bir ölüm kalım mücadelesidir.

PUTİN’İN RUS OLMAYAN HALKLARI YOK OLMANIN EŞİĞİNE GETİREN YENİ ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ

Rusya Federasyonu, 22 Nisan 2020’de Putin iktidarı tarafından önerilen yeni anayasa değişikliği için halk oylamasına gidecek. Devlet Başkanı Putin, Duma’da oylanarak kabul edilen anayasa değişikliği teklifine güya destek olmadığını belirtse de, görev süresini sıfırlayacak olan halk oylaması sonrası çıkacak karara “uyacağını” söyledi.

Gündemdeki yeni anayasa değişikliği sonuçları itibariyle en çok, federasyon içindeki Rus olmayan halkları ilgilendiriyor. Rusya Federasyonu’nda Rus olmayan halkların temel hak ve özgürlüklerini neredeyse sıfıra indirecek olan anayasa değişikliğinin kabul edilmesine kesin gözüyle bakılıyor. Sürecin neler doğuracağını ise, Putin Rusya’sının mevcut politikalarına bakarak öngörmek mümkün.

Son olarak, Rusya Devlet Başkanı Putin, Rusya’da yeni anayasa değişikliğinin referanduma götürülmesi için gereken kararnameyi imzaladı. Bu kararla birlikte, Rusya, 22 Nisan 2020’de çok kritik bir referandum geçirecek.

 

Rusya Federasyonu
yeni anayasa değişikliği
Bunlara da bakın: