Baskılar ve hak ihlalleri çerçevesinde Kırım'da işgalin 6. yılı: Türkiye'deki Kırım Tatar diasporası ne düşünüyor?

27 Şubat 2020, 03:05

Ömer Cihad KAYA

QHA Ankara

Kırım Tatar halkı için 21. yüzyılda kara günlerin başlangıcı olan, Vatan Kırım’ın Rusya tarafından işgal edildiği 26 Şubat 2014 tarihinin üzerinden tam 6 yıl geçti. Kırım Haber Ajansı, Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Başkan Yardımcısı ve Kırım Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Türkiye Temsilcisi, Emel Kırım Vakfı Başkanı, yapımcı ve yönetmen Zafer Karatay, Kırım Derneği eski Genel Başkanı Tuncer Kalkay ve Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Kırımlı‘nın, Kırım’ın Rusya tarafından işgalinin 6. yıl dönümüne ilişkin görüşlerini derledi.

Kırım Tatar Milli Meclisi,  Rus işgalinin yıl dönümü kapsamında bir açıklama yaparak, işgalciler tarafından hak ihlallerine ve baskılara maruz kalan Kırım Tatar halkının, her şeye rağmen iradesinin kırılamadığını vurguladı. Bugün, Ukrayna’da “Kırım’ın Rus İşgaline Direniş Günü” olarak kabul edildi ve başkent Kıyiv başta olmak üzere, ülkede pek çok program tertip edildi. Türkiye’de de, Kırım Tatar dernekleri ve sivil toplum kuruluşları, Kırım’ın işgalini Türkiye kamuoyunda gündeme getirmek adına, işgale karşı basın açıklamaları ve protesto gösterileri düzenliyor.

MÜKREMİN ŞAHİN: KIRIM’DA KIRIM TATARLARININ İRADESİ DİKKATE ALINMADAN ÇÖZÜM OLMAYACAKTIR

Dünya Kırım Tatar Kongresi (DQTK) Başkan Yardımcısı ve Kırım Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, işgalin altıncı yıl dönümünde, Rusya’nın uluslararası hukuku ihlal ederek Kırım Tatar halkının ana vatanı Kırım’ı işgal ettiğini vurguladı. Şahin, işgalcilerin ortaya koyduğu insan hakları ihlalleri ve baskılara da değinirken; işgal altındaki Kırım’da çözümün Kırım Tatar halkının iradesinden geçtiğini belirtti.

Kırım Derneği Genel Başkanı Şahin’in, Vatan Kırım’ın işgalinin altıncı yıl dönümüne ilişkin değerlendirmeleri şu şekilde:

“Bu yıl altıncı yılına girilen Kırım’ın işgali, Kırım Tatarlarına yapılan açık bir saldırıdır. Rusya, Kırım’ı işgal ederek, uluslararası hukuka karşı gelmektedir. Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü ihlal ederek, Doğu Avrupa ve Karadeniz’de istikrarı ve barışı bozmaktadır. Moskova yönetimi, saldırgan politikalarından vazgeçmelidir. Bilinmelidir ki, bu yüzyılda toprak işgalleri insanlığı felakete götürmektedir. Kırım’da Kırım Tatarlarının iradesi dikkate alınmadan çözüm olmayacaktır.”

ZAFER KARATAY: KIRIM TATARLARI MÜCADELELERİNİ SÜRDÜRECEKLERDİR

Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım Vakfı Başkanı, yapımcı ve yönetmen Zafer Karatay, Kırım’ın işgali sürecinden bugüne yaşanan insan hakları ihlalleri ve baskıları dile getirdi. Karatay, Kırım’daki Rus işgalinin üzerinden 6 yıl geçmesine rağmen, özellikle Türk ve İslam dünyasında devletler düzeyinde halen net bir tavır konulamadığını vurguladı.

Zafer Karatay, Kırım’ın işgalinin 6. yıl dönümüne ilişkin şunları söyledi:

“Rusya, SSCB dağıldıktan sonra Kırım’ı geri alma teşebbüslerinden hiçbir zaman vazgeçmedi. İşgalin başladığı dönemde, Akyar (Sivastopol) Valisi Kırım Haber Ajansında da yayınlanan demecinde, ‘2004 ve 2008’de de Kırım’ı almak istemiştik’ dedi. Bunun karşısında en büyük engel Kırım Tatarları ve Kırım Tatar Milli Meclisi oldu. İşgal öncesi Ukrayna dönemi ile işgal sonrasındaki insan hakları durumunun en bariz örneği, Kırım Tatar Milli Meclisi ve milli hareketimizin temsilcilerine karşı iktidarların, tutumlarında ve eylemlerinde görebiliriz. Ukrayna iktidarları, işgale kadar Kırım Tatar Milli Meclisini resmen hiç bir zaman tanımadı. Ancak, binalarıyla ve teşkilatlarıyla faaliyet gösteren Kırım Tatar Milli Meclisine ve mensuplarına karşı tek bir tutuklama, hapis ya da meclis faaliyetlerinin yasaklanması girişimi olmadı. Rusya ise işgalden sonra ilk işlerden biri olarak, Kırım Tatar Milli Meclisinin 1991-2013 dönemindeki başkanı, Kırım Tatarlarının milli yolbaşçısı Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun, ardından Kırım Tatar Milli Meclisi Başkanı Refat Çubar’ın ve diğer arkadaşlarımızın öz vatanlarında yaşama hakkını gaspetti ve sürgünde yaşamak zorunda bıraktı. Nihayetinde Kırım Tatar Milli Meclisi faaliyetleri yasaklandı. 2014’e kadar Kırım’da, Rus Birliği ve benzeri adlarla faaliyet gösteren Rusya yanlısı partiler ve teşkilatlar açıkça Kırım’ın Rusya’ya bağlanmasını isterken; işgalden sonra ‘Kırım tekrar Ukrayna’ya bağlansın’ demek bile suç oldu.

Maalesef, Türk dünyasında ve İslam dünyasında ciddi bir akıl tutulması problemi var. Bu iktidarlar, bırakın, inceden inceye ve bazen hoyratça uygulanan Kırım’daki insan hakları ihlallerini görmeyi, Doğu Türkistan’da milyonlarca insana yapılan zulmü dahi görmüyorlar, görmezden geliyorlar daha da korkuncu inkar ediyorlar. Allah mazlumların yanındadır. Er ya da geç ilahi adalet tecelli edecektir. Elbette, Kırım Tatarları işgale boyun eğmeyecekler ve dünyanın her yerinde işgale karşı mücadelelerini sürdüreceklerdir.”

TUNCER KALKAY: KIRIM TATARLARI HER ŞEYE RAĞMEN VATANLARINA SAHİP ÇIKMAYA DEVAM EDECEKTİR

Kırım Derneğinin bir önceki Genel Başkanı Tuncer Kalkay, Kırım’ın işgalinin altıncı yıl dönümünde Rusya’nın, yarımadada uygulamaya koyduğu baskıların ve insan hakları ihlallerinin felaket düzeylere ulaştığının altını çizdi. Kalkay’ın ifadeleri şu şekilde:

Altı yıldan beri işgal altında olan Kırım, dünyadan soyutlanarak ve izole edilerek müthiş bir değişime ve dönüşüme tabii tutuluyor. Mankurtlaştırmayı akla getiren bu dönüşümün ilk hedefi, şüphesiz, Kırım Tatarları oluyor. 2020 yılına kadar 30 bin Kırım Tatarının vatanını terk etmek zorunda kalması bile bu felaketin büyüklüğünü gösteriyor. Kırım’daki nüfusun yüzde 15’ine bile sahip olmayan Kırım Tatarlarının, baskın, tutuklama, hapsedilme gibi uygulamalara maruz kalma oranı toplam içerisinde yüzde 90’lara ulaşmaktadır. Yani, takibatların çok büyük bir kısmı Kırım Tatarları üzerinedir. Özelikle dini vecibelerine bağlı olan muhafazakar Kırım Tatarları da terörist olarak damgalanarak ortalama 20 yıllık mahkumiyetler ile cezalandırılmaktadır. Rusya’da vahşi bir cinayeti işleyen katile 10 yıl gibi bir ceza verilirken, sade, masum, dinine bağlı bir Kırım Tatarına bu cezanın 2 katı keyfi olarak verilebilmektedir.

Bugün güney komşumuz Suriye’de sivillerin üzerine bombalar yağdıran Rusya’nın sorumsuz ve acımasız yüzü daha iyi görünürken; yine aynı Rusya tarafından Türkiye’nin kuzeyinde dünya ile irtibatı kesilmiş, baskının, hukuksuzluğun ve şiddetin en ağır şekilde uygulandığı, devlet terörünün estirildiği Kırım, Kırım Tatarları için bir korku ülkesi ve açık hava hapishanesi haline getirilmiştir. Kırım Tatarlarından arındırılmış, ruhu ve içi boşaltılmış bir Kırım Tatar kimliği ve olgusu ile süslenmiş bir Kırım’ı hedefleyen Rusya’nın bu oyunu eninde sonunda eline dolanarak bozulacaktır. Rusya’nın birkaç asırdan beri suni açlıklarla, zorunlu göçlerle, sürgünlerle, soykırımlarla yaratmaya çalıştığı Tatarsız bir Kırım’ı, Kırım Tatarları asla kabullenmeyecektir. Tarih boyunca görüldüğü gibi yok edildiğinin zannedildiği anlarda bile Kırım Tatarları küllerinden yeniden doğarak vatanlarına sahip çıkmaya devam edecektir.

HAKAN KIRIMLI: TÜRKİYE’NİN BİR TARAFTAN KIRIM’DAN BİR TARAFTAN SURİYE’DEN NASIL KUŞATILDIĞINI ANLAMAK GEREKİYOR

Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Kırımlı, işgalin 6. yılında Türkiye’nin, Rusya’ya uygulanan yaptırımlara katılması ve işgalin asla kamuoyunun gündeminden düşmemesi gerektiğinin altını çizdi. Kırımlı, yarımadanın Rusya tarafından işgalinin 6. yıl dönümüne ilişkin görüşlerini şu şekilde ifade etti:

“Kırım’ın 6 yıldır Putin yönetimindeki Rusya tarafından işgal altında bulunması hiçbir şekilde kabul edilemez bir durumdur. Değil 6 yıl, işgal altında geçen 6 gün ve 6 saat dahi Kırım Tatarlarının bugününe ve geleceğine ciddi bir tehlike oluşturuyor. Kırım’ın işgali, ayrıca insanlık açısından da büyük bir uluslararası hukuk ayıbıdır. Putin’in, dünyanın işgale alışmasını sağlamaya çalıştığı açıktır. Dünya kamuoyunu, ‘Ruslar Kırım’ı bırakmaz başka şeyler konuşalım’ noktasına getirmek istiyor. Bu oyuna asla gelinmemesi ve Kırım’ın işgal altında olduğunun her fırsatta vurgulanması gerekiyor. Kırım’daki Rus işgalinin hiçbir zaman gündemden düşmemesi lazımdır. Putin’in bir diğer planı da, Kırım’ın işgalinin Ukrayna tarafından tanınması karşılığında, Doğu Ukrayna’da taviz vermektir. Ukrayna devletine, Kırım-Doğu Ukrayna takasını dayattığı çok açıktır. Öte yandan, Türkiye, dünyanın Rusya karşıtı yaptırımlarına katılmakta geç kalmıştır. Türkiye, acilen Rusya’ya uygulanan uluslararası yaptırımlara katılmalıdır. Suriye’de olanlar bu dersi vermiyorsa artık ne verebilir bilmiyorum… Dünya ve Türkiye kamuoyunda uygulanan Rus propagandası ve dezenformasyonu ile, Türkiye’nin, bir taraftan Kırım’dan bir taraftan Suriye’den nasıl kuşatıldığı halen anlaşılmadı. Bunu, çok geç olmadan anlamak gerekiyor.”

KIRIM’IN RUS İŞGALİNE DİRENİŞ GÜNÜ

Hatırlanacağı üzere 26 Şubat 2014 tarihinde, 15 bine yakın Kırım Tatarı, binlerce Ukrain ve Kırım’da yaşayan diğer millet temsilcileri, Kırım Tatar Milli Meclisinin çağrısı üzerine Kırım Özerk Cumhuriyeti Parlamentosu önünde toplanarak Rusya yanlısı hain Kırımlı milletvekillerinin Kırım’ın Ukrayna’dan ayrılmasına ilişkin Anayasaya aykırı kararları kabul etmesini engelledi.
26 Şubat 2014 tarihinde Kırım’ın sivil toplumu, Rusya’nın ve Kırım’daki ajanlarının, güya Kırım’ın gönüllü olarak Rusya’ya “geçişinin” taklidini yapmayı planladığı parlamento toplantısının düzenlenmesini engelleyerek barışçıl şekilde Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü savundu. Ancak 27 Şubat 2014 sabah saatlerinde Putin, Kırım’ın şiddet kullanılarak işgal edilmesi senaryosunu uygulamaya başladı. Bunun sonucunda yarımadadaki şehirlerin tüm caddeleri ve büyük karayollarını Rus askerler doldurdu. Rus askerler idari binaları işgal etti, Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin üslerini kuşattı, deniz limanlarını ve havaalanlarını ele geçirdi.

Kırımlıların şiddete dayanmayan toplu direnişi maalesef, artık 6 yıldır devam eden Kırım’ın geçici işgalini önleyemedi. Kırım’ın yerli halkı Kırım Tatarları, yüz binlerce Ukrain ve Ukrayna’ya sadık kalan Kırım’da yaşayan diğer milletlerin temsilcileri, Rus işgalcilerin elinde esir kalmaya devam ediyor.

Kırım Tatarları
Kırım'ın işgali
Türkiye
Bunlara da bakın: