Balkanlarda infodemi: Virüs nasıl jeopolitik bir silaha dönüştü?

08 Ağustos 2020, 15:43

Batı karşıtı jeopolitik aktörler, Avrupa Birliği (AB) ve NATO’nun imajını zayıflatıp kendi gündemlerini ve çıkarlarını desteklemek için salgını nasıl kullandıkları gündemde.

Balkan Insight’ta ( BIRN, Balkan Investigative Reporting Network–Balkan Araştırma Raporlama Ağı) Milica Kovacevic’in yazdığı “Balkan Infodemic – How the Virus Became a Geopolitical Weapon” (Balkan İnfodemisi: Virüs Nasıl Jeopolitik Bir Silah Haline Geldi?) başlıklı analizde, Rusya ve Çin’in Balkanlarda nüfuz alanlarını genişletmeye yönelik hamleleri ele alınıyor.

Karadağ’ın başkenti Podgorica’daki Demokratik Geçiş Merkezi (CDT-Center for Democratic Transition) başkanı Kocacevic’in yazısında, sosyal ağlar üzerinden yayılan yanlış bilgiler ve içerikler, çarpıtmalar “infodemi” kavramıyla ifade ediliyor.

Analizin tam metninin çevirisi şöyle:

“VİRÜS JEOPOLİTİK BİR SİLAH HALİNE GELDİ”

Balkanların batısı, koronavirüs salgınıyla el ele, yanlış bilgilendirme ve dezenformasyon “infodemisi” denilebilecek (şeyden) etkilenmiş durumda. Bunda olağandışı bir şey yok; aynı şey tüm dünyaya oldu. Hepimiz uzak bölgelerimizde, koronavirüsün kökeni ve yayılmasıyla ilgili basit çevirilerin veya en iyi ihtimalle yerel uyarlamaların ve koronavirüsün önlenmesi ve tedavisi hakkında çok fazla yanlış bilginin (yayılmasına) tanık olduk.

Bununla birlikte, Balkanlar’da salgının ilk haftalarında, olağan şüpheliler tarafından yayıMlanan derinlemesine anlatılar öne çıkmaya başladı ve bir sonuca davet etti: virüs jeopolitik bir silah haline geliyordu.

Bölgesel ve küresel oyuncuların iyi bilinen siyasi hedefleri yeni koşullara uyarlandı ve farklı izleyicilerle iletişimleri zamanında durmadı. Kötü şöhretli dezenformasyon ajanları, aşina oldukları anti-demokratik ve Batı karşıtı anlatılarını “yeniden paketlediler” ve onları koronavirüsün neden olduğu duruma uyarladılar.

PROPAGANDA HAMLELERİ NASIL BAŞLADI?

Virüs Çin’de ortaya çıktı ve pandeminin başlangıcında Batı Balkan medyası (bu) ülkeyi ırkçılık ve ayrımcılık merceğinden resmetti. Çin’i genellikle kirli pazarların sahte fotoğraflarıyla ve sözüm ona kendi kültürel bağlamlarımıza yabancı olan yeme alışkanlıkları ile temsil etmek istiyorduk. Bölgesel gazeteler, virüsün İtalyan moda başkenti Milan’a Çinli “ucuz emek” tarafından ithal edildiğini iddia ederken, yerel popülistler Çinlileri insanları korkutmak ve sınırların kapatılması çağrısı yapmak için kullandı.

Bölgesel gazeteler, virüsün İtalyan moda başkenti Milan’a Çinli “ucuz iş gücü” tarafından taşındığını iddia ederken, yerel popülistler Çinlileri insanları korkutmak ve sınırların kapatılması çağrısı yapmak için kullandı. Bu histerinin sonucu, Ocak ayında Karadağ ve Hırvat sahil kasabalarının sokaklarında Asyalı turistlerin üzerlerindeki “Ben Çin’den değilim” yazılarıyla ölümsüzleştirildi.

Bununla birlikte Çin, salgının kendi topraklarındaki yönetiminin yanı sıra dünya çapındaki kamu imajının yönetimini de hızlı bir şekilde üstlendi. Çin mucizesi gerçekleşmeyi bekliyordu. Çin’in hastanelerin tamamını Kovid-19 hastaları için donatmayı veya inşa etmeyi başardığı inanılmaz derecede kısa zaman dilimleri Balkan medyası tarafından daha da kısaltıldı.

SIRBİSTAN CUMHURBAŞKANI VUCİÇ’İN ÇİN ÇIKIŞI

Dünyanın geri kalanına Çin yardımı da başladı. sağlık sistemi pandeminin yükü altında neredeyse çökmüş olan İtalya’da, Çin’den gelen Büyük miktarlarda tıbbi ekipman ve tıbbi ekiplerin görüntüleri gösterildi. Çin tıbbının harikaları, tedavileri ve bir pandemiyi yönetme yeteneği hakkında giderek daha fazla şey yazıldı.

Mart ayında Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, “Avrupa dayanışmasının olmadığını” ilan etti ve Çin Devlet Başkanı Şi Jinping’i Sırbistan’ın “dost ve kardeş”i olarak nitelendirerek Çin’den yardım istedi. Bazı Avrupalı yetkililer, AB’den gelen yardıma verilen mütevazı karşılamanın tam tersine, Çin yardımını böylesine tantana ile karşıladığı için Vuciç’i azarlıyorlardı.

(Sırbistan’da hükumet yanlısı destekçiler, Belgrad’da Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in Çin Devlet Başkanı Şi Jinping ile el sıkışan dev fotoğrafının önünde sloganlar atıyor. Haziran 2020.)

PROPAGANDA SAVAŞINDA RUSYA DA SAHADA!

Bu bölgeye gözü olan diğer büyük jeopolitik oyuncu Rusya, pandeminin ilk dalgasının Avrupa’nın geri kalanından daha geç gelişiyle karşı karşıya kaldığı için şanslıydı. Avrupa ülkelerindeki yüksek ölü sayısıyla karşılaştırıldığında, o sırada Rusya’da kaydedilen az sayıdaki Kovid-19 vakası, bölgesel Rus yanlısı propaganda kuruluşları tarafından Rusya’nın salgınla mücadeledeki zaferinin bir işareti olarak sunuldu.

Bunu, demokrasinin temellerini baltalamayı amaçlayan daha da tehlikeli bir anlatı izledi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in “sağlam eli”, otoriter devletlerin acil durumlarla demokrasilerden daha iyi başa çıktıklarının kanıtıydı.

Rusya, Çin’den farklı bir üslupta da olsa İtalya ve bazı Balkan ülkelerine yardım etti. “İnek” (nerdy) görünümlü Çinli tıp ekiplerinin yerini medyada militarist ortamlar ve koreografiler, ordu uçakları ve bayraklarla süslenmiş yeşil konvoylar ve aksiyon filmi manzaraları aldı.

RUS ÖZEL KUVVETLERİ BALKANLARDA

Sırbistan’ı ve Bosna-Hersek’teki Sırp Cumhuriyeti’nin daha küçük teşkilatını iyice dezenfekte ettikten sonra, Rus özel kuvvetleri kısa süre sonra hikayeden kayboldu. Belki de salgının alevlenmeye başladığı anavatanlarında onlara daha çok ihtiyaç duyuldu.

Her halükarda, Rusya tarafından finanse edilen medyanın, siyasi partilerin, kuruluşların ve diğer nüfuz yaratıcılarının sağlam altyapısıyla, varlıkları sürekli gerekli değildi.

Rusların mucizevi ilaçları, Rus olmadığı ortaya çıkan sihirli ilaçlar hakkında dezenformasyon yaymak ve elbette Kremlin propagandasının Batı Balkanlar’a yönelik her çıktısını dikkatlice yaymak için bir hayranlar ordusu geride kaldı.

AVRUPA ÜZERİNDE ENFORMASYON SAVAŞI

Çin ve Rusya’nın bu propaganda programları zayiat verecekti. En çok etkilenen, ilk uyuşukluğuna rağmen, şimdi harekete geçen ve hem pandemiye hem de pandemi sonucu ortaya çıkan infodemiye karşı mücadeleye katılan Avrupa Birliği idi.

Bununla birlikte, infodeminin şu anki gidişatının AB hakkında olumsuz anlatıların hakimiyetinde olduğu ve genellikle AB’yi yetersiz ve anlayışsız olarak sunduğu açıktır.

Propaganda ve dezenformasyona eğilimli medya kuruluşları, AB’nin önce İtalya’yı ve ardından Batı Balkanlar’ı nasıl terk ettiğiyle ilgili makaleleri sütun sütun doldurdu. Tıbbi cihazlara yönelik ihracat yasakları ve İtalya’ya Rus yardımı taşıyan uçakların uçuşları hakkında bir dizi sahte haber yayınlanırken, birçok İtalyan’ın AB’nin tepkilerinden kaynaklanan bireysel hayal kırıklığı, baş gösteren bir “Italexit” in karanlık alametlerine dönüştü.

ABD DE DEZENFORMASYON SAHASINDA: KONUŞULAN KOMPLO TEORİLERİ

Salgının başlangıcında, Defender-Europe 2020 askeri tatbikatıyla ilgili bir dizi dezenformasyon metni aracılığıyla NATO, Avrupa’nın potansiyel işgalcisi olarak gösterildi. Görünüşe göre NATO birliklerinin Avrupa topraklarına inmesi ve salgını yol boyunca yaydıkları anı yakaladılar. NATO’nun üyelerine farklı mekanizmalarla gönderdiği yardım alay konusu oldu ve aza indirgendi.

Genelde NATO ile ilgili hikayelerle iç içe geçen “işgal” anlatısına ek olarak, Birleşik Devletler yapımı pandemi sırasında Batı Balkanlar’daki dezenformasyon alanında ilginç görünümler (sunuldu.) Her zamanki ABD karşıtı anlatılara ek olarak, ABD’nin kendisi de önemli bir yanlış bilgi kaynağı haline gelirken yeni bir ana tanık olduk.

Başkan Donald Trump’ın konuşmasının ardından, Kovid-19 tedavisi olarak klorokin hakkındaki yanlış bilgiler haftalarca enformasyon alanına hükmetti ve enjekte edilen dezenfektan tartışıldı. ABD’de ortaya çıkan ve bölgesel yalanları yaymak ve koronavirüs riskini en aza indirmek için kullanılan #FilmYourHospital girişimini de “memnuniyetle karşıladık”.

Son olarak, sağcı QAnon komplo teorisi pandemi sırasında Batı Balkan bölgesinde çok sayıda taraftar kazandı ve yanlış anlatıları kamusal söylemde yer almaya devam ediyor.

Sonuç olarak, dünyanın küçük köşemizdeki insanlar şimdi yamyamlık ve pedofili uygulayan Şeytani dünya yöneticileri hakkında tuhaf hikayelere maruz kaldı.

ENFORMASYON SAVAŞININ BALKAN CEPHESİ

Uluslararası Cumhuriyet Enstitüsü (IRI-International Republican Institute) tarafından koronavirüs Batı Balkanlar’a ulaşmadan hemen önce yapılan bir çalışma (Western Balkans Poll Shows Strong Support for EU-Batı Balkanlar Anketi AB’ye Güçlü Desteği Gösteriyor), Çin ve Rusya’nın Batı Balkanlar’da daha fazla nüfuz sahibi olma çabalarına rağmen, birçok bölgesel paydaşın çıkarlarını Batı’da bulduğunu göstermişti.

Pandemi sırasında iletişimin bu bulguyu değiştirip değiştirmediğini ve söz konusu jeopolitik oyuncuların hedeflerine ulaşmada başarılı olup olmadıklarını gelecekteki araştırmalarda görmek ilginç olabilir.

Çin’in yeni algılanma biçimleri, bu salgın sırasında kendi çıkarları doğrultusunda nasıl birçok başarı elde ettiği düşünüldüğünde, özel ilgiyi hak ediyor.

Balkanlar
Çin
enformasyon savaşı
infodemi
KORONAVİRÜS
propaganda
Rusya
Sırbistan
Bunlara da bakın: