Bakan Çavuşoğlu, Astana ve Soçi süreçleri yara almaya başladığını belirtti

04 Şubat 2020, 15:31

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye’nin “Yeniden Asya” politikası hakkında Asya ülkelerinin başkentteki diplomatik misyon temsilcilerine yönelik toplantıda konuştu.

Çavuşoğlu, Rusya’nın İdlib’de “rejimi tam kontrol edemiyoruz” bahanesini doğru bulmadıklarını belirterek, “Astana ve Soçi süreçleri tamamen ortadan kalkmadı ama yara almaya başladı.” dedi.

Asya’da da terörizm, düzensiz güç, iç çatışmalar, ikili ve bölgesel husumetler başta olmak üzere kriz ve sorunların yaşandığına ve Orta Doğu’nun önemli bir kısmının da Asya’da olduğuna dikkati çeken Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

Hemen yanı başımızda Suriye’de yaşanan krize uzun zamandır bir çözüm bulmak için çalışıyoruz. Son günlerde İdlib’de ciddi bir gerginlik oldu. Dün de 8 şehidimiz var. Rejimin saldırganlığı, arsızlığı artıyor. Bunu dengelemek, durdurmak için yine bugüne kadar olduğu gibi, Astana ve Soçi sürecinde olduğu gibi özellikle komşumuz Rusya ile bu çatışmaları durdurmak için çaba sarf ediyoruz. Bu amaçla da dün (Rusya Dışişleri Bakanı) Sergey Lavrov ile telefon görüşmesi yaptım. Burada tabii ki Rusya’ya da önemli görevler düşüyor. Bir an önce kalıcı bir ateşkes ve anayasa komisyonu ile beraber de siyasi sürece ivme kazandırmak istiyoruz. Ama bize yönelik saldırıları da tolere etmemiz mümkün değil. Karşılığını verdik, bundan sonra da karşılığını vereceğiz.” 

“ÇİN VATANDAŞLARININ ÜLKELERİNE DÖNMELERİ İÇİN BİRLİKTE ÇALIŞACAĞIZ”

Uluslararası dayanışmanın önemine dikkat çeken Çavuşoğlu, Çin’deki koronavirüs salgını nedeniyle hayatını kaybedenlerin yakınlarına ve Çin devleti ile Çin halkına başsağlığı dileklerini iletti. “Türkiye Vuhan’a sağlık malzemeleri götüren ender ülkelerden biri oldu.” diyen Çavuşoğlu, Çin ile Türkiye arasındaki uçuşlarla ilgili bazı tedbirler aldıklarını belirterek şunları dile getirdi:

“Hiçbir Çin vatandaşının mağdur edilmesini istemeyiz ve Türkiye’ye ziyarette bulunan Çin vatandaşlarının da güvenli bir şekilde ülkelerine dönmeleri için birlikte çalışacağız ve gereken adımları atacağız. Aynı zamanda Çin ihtiyaç duyduğu sürece ilave tıbbi yardımlarımızı yine ulaştıracağız. Vatandaşlarımızın, kardeş Azerbaycan’ın vatandaşlarının, komşu Gürcistan ve Bulgaristan vatandaşlarının ülkemize getirilmesinde iş birliği ve destek için Çin yetkililerine teşekkür ediyorum.”

“Asya bir kez daha dünyanın ekonomik ağırlık merkezi olacak”

Çavuşoğlu, halihazırdaki tüm verilerin, 21’inci yüzyılın “Asya asrı” olacağına işaret ettiğini vurgulayarak, “Asya bir kez daha dünyanın ekonomik ağırlık merkezi olacak.” şeklinde konuştu. Gelecek 10 yılda küresel büyümenin yaklaşık üçte ikisini Asya’nın sağlayacağına değinen Çavuşoğlu, gelecek 15 yıl içinde dünyanın en büyük beş ekonomisinden dördünün muhtemelen Asya’da olacağının altını çizdi. 

“HEM AVRUPA’NIN HEM ASYA’NIN BİR PARÇASIYIZ”

Çavuşoğlu, Türkiye’nin en doğudaki Avrupalı ve en batıdaki Asyalı olduğunu kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Güçlü bir NATO üyesi ve önemli bir Avrupa ekonomisi olarak Asya’yla ilişkilerimizi güçlendirmekte bir çelişki görmüyoruz. Esasen, Batılı kimliğimiz Asya’daki varlığımızı; Asya ile aramızdaki güçlü tarihi ve kültürel bağlar da Batı’daki mevcudiyetimizi güçlendiriyor. Doğu’yu ve Batı’yı meczeden zengin kültürümüz, beşeri ilişkilerimiz ve tarihi mirasımızla hem Avrupa’nın hem Asya’nın önemli bir parçasıyız.”

“ÖNEMLİ BİR AKTÖR OLMAYI ARZU EDİYORUZ”

Uzun vadeli bir proje ortaya koyduklarının altını çizen Çavuşoğlu, şunları kaydetti: 

“Mümkün olan her alanda karşılıklı saygı ve ortak çıkar temelinde somut iş birliği planları ve projeler geliştirmek istiyoruz. Asya’nın yükselişine katkı sağlamayı, bu sıçramada önemli bir aktör olmayı arzu ediyoruz. Geniş bir yelpazede, kazan-kazan anlayışıyla önceliklerimizi gözden geçireceğiz. Bu çerçevede, Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayan bir ülke olarak bölgesel bağlantı hatlarının güçlendirilmesine çalışacağız. Bu konuda esasen önemli bir aktörüz.” 

“SURİYE TACİZ ATEŞLERİNE DEVAM EDERSE KARŞILIĞINI VERECEĞİZ”

Toplantının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bakan Çavuşoğlu, yaklaşık bir hafta önce Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile telefonda yaptığı görüşmede, Suriye’de Beşşar Esed rejiminin saldırganlığının artmaya başladığını, bunun olumsuz sonuçlar doğurduğunu, Türkiye sınırına doğru on binlerce insanın hareket ettiğini ve rejimin bu saldırganlığını bir an önce durdurmak gerektiğini mevkidaşına söylediğini vurguladı. Çavuşoğlu, “Ayrıca, rejimin İdlip bölgesindeki gözlem noktalarımıza da taciz atışları yaptığını, dolayısıyla buna devam ederse karşılık vereceğimizi, bir an önce bu anlamda da rejimi durdurmaları gerektiğini mevkidaşım Sergey Lavrov’a söyledik.” dedi.

“ASTANA VE SOÇİ SÜRECİ YARA ALMAYA BAŞLADI”

Rus mevkidaşı ile dün de görüştüğünü, Astana ve Soçi süreçlerinde İran ile birlikte Rusya’nın Türkiye’nin ortağı olması nedeniyle bu konuları Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov ile ele aldıklarını anlatan Çavuşoğlu, Suriye’de sahada ateşkesi tahkim etmek ve kalıcı hale getirmek ile Suriye’nin siyasi ve toprak bütünlüğünü sağlamak amacıyla süreç devam ederken, “sahada rejimin saldırganlığının arttığını ve arsızlaşmaya başladığını” söyledi.

Suriye’de Esed rejimi tarafından dün 7’si asker 8 kişinin şehit edildiğini hatırlatan Çavuşoğlu, “Tabii ki karşılığını verdik. Çok fazla zaiyat verdiler. Bundan sonra da bunun karşılığını vereceğiz ve burada durmayacağız. Rejimin bu saldırganlığını bir an önce durdurmak gerekiyor. Dün Lavrov’a verdiğim mesaj da bu. Acilen birlikte bir şeyler yapmamız gerekiyor. Astana ve Soçi süreçleri son zamanlarda tamamen ortadan kalkmadı ama yara almaya ve önemini kaybetmeye başladı.” diye konuştu. 

” ‘REJİMİ BİZ TAM KONTROL EDEMİYORUZ’ BAHANELERİNİ DOĞRU BULMUYORUZ”

Türkiye’nin, sahada tüm faaliyetlerde muhataplarıyla bilgilendirme faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Çavuşoğlu, “Her zaman bilgilendirme yapılıyor. Dün Lavrov’un kendisi de söyledi. Bir taraftan kendi askerleri bizim askerlerimizin bildirimde bulunmadığını iddia ettiğini söylerken, diğer taraftan sahada askerlerin ve istihbaratlarımızın adeta online şeklinde temas halinde olduğunu kendisi de söylüyor. Dolayısıyla böyle bir bildirimde bulunmamak mümkün değil.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin her faaliyetinde Rusya ve Türkiye arasında bir kaza ya da dost ateşi olmasın diye bildirimde bulunduğunun altını çizen Çavuşoğlu, “Burada ‘rejimi biz tam kontrol edemiyoruz, durduramıyoruz’ bahanelerini de doğru bulmuyoruz. Bu diyaloğumuzun amacı da Rusya ile beraber tekrar sükuneti sağlamak. Ama rejimin de dizginlenmesi gerekiyor. Rejim, siyasi çözüme değil, askeri çözüme inanıyor.” şeklinde konuştu.

“ASTANA VE SOÇİ SÜREÇLERİNİ CANLI TUTUP, GÜÇLENDİREREK SİYASİ ÇÖZÜME GİTMELİYİZ”

Suriye’de sahada çatışmalar devam ederken, rejim askeri çözüme inanırken siyasi amaç güden Astana ve Soçi süreçlerinin zarar alacağını söyleyen Çavuşoğlu, “Bizim amacımız şu anda Ruslarla olan temasımızın, değişik düzeylerde askerlerin temasları var, istihbaratımızın temasları var, Cumhurbaşkanımız aynı şekilde Putin ile çok sayıda görüşmeler yaptı. Tüm bu temaslardaki amacımız Astana ve Soçi süreçlerini canlı tutmak, daha da güçlendirerek siyasi çözüme gitmek.” dedi. Çavuşoğlu, acilen yapılması gereken şeyin rejimin bu saldırılarını durdurmak olduğunu belirterek, 12 Ocak 2020 itibarıyla ilan edilen ateşkes çerçevesinde yerinden edilmiş insanların evlerine dönmesini sağlamak olduğunu söyledi.

“SURİYE’DE ESED REJİMİNİN ‘TERÖRİST VAR’ BAHANESİYLE İDLİP’E SALDIRMASI BEKLENİYORDU”

Türkiye’nin sahadaki gözlem noktalarının amacının ihlalleri gözlemlemek olduğunu söyleyen Çavuşoğlu, “Aynı şekilde, bizim gözlem noktalarımızın ötesinde de Rusya’nın gözlem noktaları vardı. Sahada bu ihlaller rapor ediliyor ama bunun bir faydası yok şimdi. Rejim sürekli ‘orada teröristler var’ diyerek, bu bahaneyle, ki biz bunu bekliyorduk, daha önce de defalarca söylemiştik, böyle bir bahaneyle İdlip’i almak için saldıracaklarını bekliyorduk.” diye konuştu.

“SALDIRI İHTİMALİNE KARŞI GEREKLİ TEDBİRİ ALMAK EN DOĞAL HAKKIMIZ”

Bunu önlemek için Rusya ile çeşitli mekanizmalar kurduklarını anlatan Çavuşoğlu, “Soçi anlaşmasının da amacı buydu ve bu çerçevede gözlem noktaları kuruldu. Şimdi gözlem noktalarımıza taciz atışları olunca, buraları güçlendirmek de bizim görevimiz. Dünkü yola giden, gönderilen askerlerimizin de amacı bu gözlem noktalarımızı biraz daha güçlendirmek ve bu saldırılara karşı, herhangi bir saldırı olursa, gerekli tedbirleri almaktı. Bunu da yapmak, bizim en doğal hakkımız.” dedi.

“YERİNDEN EDİLEN SURİYELİLER İÇİN DESTEK VERİLMELİ”

İdlip konusunda ABD’den gelen destek açıklaması sorusuna cevap veren Çavuşoğlu, ABD’den ve AB’den bu konuda uzun süredir destek açıklaması geldiğini ancak bugüne kadar yerinden edilen kişilerin durumuyla Almanya dışında ilgilenen ülke olmadığını belirtti. Çavuşoğlu, yerinden edilmiş kişiler için İdlip içinde inşa edilecek yapılara Almanya’nın destek sözünü hatırlatarak, “Gerek ABD, gerek koalisyon gerekse Batı dünyası insani konularda hassas olan, Suriye’de siyasi istikrarı isteyen herkesin ateşkesin sağlanmasında ve orada evlerini terk edip zor şartlar altında yaşayan insanlara yardımların ulaştırılmasında sadece sözle değil icraatla da destek vermesi gerekir.” ifadesini kullandı. “İnsani dramı durdurmak bizim sorumluluğumuzda.” diyen Çavuşoğlu, Türkiye’nin 4 milyon Suriyelinin yükünü çektiğini dile getirdi. 

Çavuşoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

“İlave 2 milyon insan daha gelirse bu bizim için de çok büyük bir sorun olacak. Bu sorunu kaynağında çözmek için atılması gereken ne adım varsa alınması gereken ne tedbir varsa bu konuda tereddüt etmeyeceğimizi başkomutan olarak Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan açıkladı. Benim de vurgulamak istediğim buydu.” 

Bunlara da bakın: