AznewsTv Amerika Muhabiri, Güney Azerbaycanlı aktivist Elyaz Yekenli, İran ve ABD'de açısından Karabağ Savaşı'nı değerlendirdi

Güncel
Aybala Polat
28 Kasım 2020, 13:33
Aybala Polat
28 Kasım 2020, 13:33

Aybala Polat
QHA Ankara

Karabağ Savaşı tarihi anlamı kadar bölgesel stratejik sonuçları açısından da Asya – Avrupa birleşik kıtasının son dönem en önemli savaşlarından birisi oldu. Savaş Azerbaycan’ın yanı sıra Türkiye ve İran sınırları içerisindeki Güney Azerbaycan Türkleri için de birinci dereceden önem arz ediyordu. Aynı halktan olmanın yanı sıra pek çok yakın akrabalarının da birkaç kilometre ötelerinde kutsal bir savaş veriyor olması Güney Azerbaycan Türklerinin de kayıtsız kalamayacağı bir durumdu. Ancak İran hakimiyeti altında baskı rejimi ile yönetilen İran Türkleri için yanı başlarındaki Kuzey Azerbaycan’a destek verebilmek pek de kolay olmayacaktı.

Karabağ Savaşı’nın İran ve Amerika’daki yansımalarını Güney Azerbaycan Türkü, AznewsTv Amerika muhabiri Elyaz Yekenli Kırım Haber Ajansı (QHA) için değerlendirdi.

ELYAZ YEKENLİ: İRAN DEVLETİ’NİN KİMLİĞİNİ REDDETTİM

Elyaz Bey, gazeteci olarak Karabağ Savaşı’nın yankılarını değerlendirmeden önce bir Güney Azerbaycan Türkü olarak ABD’ye geliş süreciniz bize anlatır mısınız?

Elyaz Yekenli

Elbette, Nahcivan sınırına yakın Culfa bölgesinde doğdum. Azerbaycan Türklüğünün bölünmüş halde yaşaması ve nüfusun çoğunun İran hakimiyetinde ağır baskı altında yaşıyor olması ilk gençlik çağlarımdan itibaren beni üzmeye başlamıştı. Ben de çevremdeki milliyetçi arkadaşlarım ile beraber Azerbaycan’ın birleşmesi ile ilgili çalışmalarda bulunmaya başladım. Bu konuda fikri önderim de Ebulfez Elçibey oldu. Bu çalışmalarım nedeniyle nedeniyle birkaç farklı zamanda hüküm giydim ve toplam 5 yıl İran’da cezaevlerinde yattım. 1992 yılında 17 yaşında iken gönüllü olarak Karabağ savaşında savaştım. 24 yaşında Urmu’nun Sesi Gazetesi’nin başyazarı oldum. 2013 yılında zorluklarla sınırı geçerek Türkiye’ye geldim. Ankara’da yaşadığım dönemde Ülkü Ocakları Türk Dünyası Masasında çalışmaya başladım. Çeşitli nedenlerle İran’a yeniden gittim ve tekrar hapis yattım. Şuan Amerika’da siyasi sığınma ile bulunuyorum, halkıma zulmeden ve her fırsatta Türk kimliğine karşı hakarete varan muamelelerinden dolayı İran devletinin kimliğini reddettim. Halen AznewsTv’nin Amerika muhabiri olarak görev yapmaktayım. Ayrıca çeşitli Türk Dünyası ve Azerbaycan sivil toplum kuruluşları içerisinde de gönüllü aktivist olarak faaliyetler yürütüyorum.

İRAN, KUZEY AZERBAYCAN’DA BAĞIMSIZ BİR DEVLET KURULMASINI İSTEMEMİŞTİR

İran Devleti’nin hemen sınırında yaşanan Karabağ Savaşı ile ilgili siyaseti için neler söyleyebilirsiniz?

İran Devleti’nin Karabağ Savaşlarındaki tutumu Azerbaycan adına hep olumsuz olmuştur. Birinci Karabağ Savaşı’nda İran açık olarak Ermenistan’ın yanında oldu. Açıktan yardım göndermekten çekinmedi. Hem gıda hem savaş mühimmatı gönderdi. Bunlar o dönemde hep belgelendi. Ermenilerin Azerbaycan Türklerine yaptığı katliamlarda İran üzerinden gelen çok sayıda silah kullanıldı. Hatta 7 Mayıs 1992’de İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Haşimi Rafsancani, Levon Ter-Petrosyan ve Yakup Mamedov’u Tahran’a davet ederek güya barış görüşmesi yapmalarını istemişti. Tam da Tahran’da iki yetkilinin barış anlaşmasının temel ilkelerinin imzalandığı 8 Mayıs günü Ermenistan Şuşa’yı işgal etti.

İkinci Karabağ Savaşı sürecinde de sanki 28 yıl önceki durum yaşanmamış gibi Azerbaycan ve Ermenistan’ın barış görüşmeleri yapmasına ev sahipliği yapabileceğini açıkladı, bu tavrı özellikle İran Türkleri’nin çok zoruna gitti.

İran iki komşuya karşı en azından tarafsız kalabilir, neden Azerbaycan’a karşı Ermenistan’ı destekleme gereği duyuyor?

Kuzey Azerbaycan’da bağımsız devlet kurulmasını İran başından beri kendisine tehlike olarak görüyordu. İranlı yetkililer zaman zaman bunu açıklamaktan da çekinmiyorlardı. Hatta Ebulfez Elçibey’in daha cumhurbaşkanı olmadan “Bütöv Azerbaycan” diyerek Azerbaycan’ın birleşeceğine dair inancı ve ifadeleri İran’ın daha da tedirgin olmasına ve Azerbaycan’a karşı acımasız bir politika yürütmesine sebep oldu. Sonuçta Güney Azerbaycan, İran’ın hâkimiyeti altındaydı ve orada bir uyanış ve direniş olsun istemiyorlardı. Son Karabağ Savaşı’nda da İran yine Ermenistan’ı destekledi. Yüzlerce tırın Nurduz gümrüğünden geçtiği biliniyor. Hudaferin Köprüsü’nün işgalden kurtarılması ile bu silahların bir kısmı ele geçirildi. Silahların bir kısmı Rus bir kısmı da İran üretimiydi.

İran Devlet Başkanı Ruhani ile Ermenistan Başbakanı Paşinyan görüşmesi

İRAN YÖNETİMİ, “KARABAĞ AZERBAYCAN’DIR” DİYEMEDİ!

İran, savaşın sonlarına doğru Azerbaycan’a destek veriyor gibi açıklamalar yapı bunun sebebi ne olabilir?

Doğrudur, İran’ın önemli din adamlarından Ayetullah Nuri Hemedani ve Ankara Büyükelçisi Muhammed Farazmand gibi isimler “Karabağ, İslam Toprağıdır ve İşgal Altındadır.” gibi açıklamalar yaptılar. Elbette bunun sebepleri vardı. 2006’da İran’da Türklerin hamam böceğine benzetilmesi sonucu yaşanan iç karışıklıkta milyonlarca insan ayaklanmıştı. Tebriz’de başlayan olaylar İran’ı bölünme noktasına getirmişti. O günden bugüne Güney Azerbaycan Türklüğü daha çok bilinçlendi ve güçlendi. Bu nedenle olayların büyümesinden korktuğu için geri adım attı. Çünkü Güney Azerbaycan 35 milyonluk bir nüfusa sahip ve İran daha büyük karışıklıklar ve olası iç savaş senaryolarının yaşanmasını göze alamadı. İran bu sebeplerle ülkede daha fazla gerilim yaşanmasını istemedi. Ancak buna rağmen “Karabağ Azerbaycan’ındır” da diyemedi sadece “Karabağ İslam toprağıdır.” diyebildi. Bu örnek bile İran’ın Azerbaycan’ın haklı davası olan Karabağ davasında samimiyetsizliğinin göstergesidir. Kerhen söylediği olumlu ifadeler demagoji yapmaktan öteye geçememiştir.

Güney Azerbaycan Türkleri Karabağ’da savaşan soydaşlarına yardım gönderebildi mi?

Güney Azerbaycan’dan Karabağ’a direk bir yardım göndermek mümkün olmadı. İran buna izin vermedi. İran Azerbaycan sınırı çok sıkı kontrol altındadır. Kaçak bir yardım göndermek de pek mümkün değildir. Ancak farklı yollardan yurt dışındaki arkadaşları vasıtasıyla destek verenler oldu.

İran’daki Türkler, İran’ın Ermenistan’a destek vermesine tepki gösterebildiler mi?

Birinci Karabağ Savaşı döneminde İran Türkleri tarafından İran’ın Ermenistan’a silah göndermesine karşı çıkan, bu duruma tepki gösteren pek çok eylem yapıldı. Sonuçta bir sınırla bölünmüş olsa da iki halk birbiri ile yakın akrabalık bağları ile bağlıydılar ve İran’ın onlara silah sıkan Ermenileri desteklemesine sessiz kalamazlardı. Fakat savaş sonrası ilginç bir şekilde o eylemleri organize eden veya tek başına tepkisini belirten birçok kişi şaibeli trafik kazalarında hayatlarını kaybettiler.

Güney Azerbaycan Türkleri’nin Karabağ İçin Tahran’da Yaptıkları Gösteri

İRAN’DA “AZERBAYCAN’A DESTEK MİTİNGİ” DÜZENLEYEN TÜRKLER TUTUKLANDILAR

İkinci Karabağ Savaşı süresince Tahran’da ve Güney Azerbaycan’da; Tebriz, Erdebil ve Urmiye’de çeşitli eylemler oldu, Ermenistan’a giden tırlar yakıldı gidecek olan tırların plaka numaraları tespit edildi ve şoförleri uyarıldı. İranlı yetkililer orada daha büyük çaplı olayların olabileceğini gördüler. İran önce o eylemleri organize edenleri ve tırların yakılması olaylarına karışanları tutukladı ve cezaevine gönderdi. İran Molla rejimi Karabağ savaşında Azerbaycan’ı desteklediği için tutukladığı Türklerin çoğunu hâlâ serbest bırakmış değil. İşin kötüsü tanınan bilinen aktivist arkadaşların dışında halktan kaç kişi tutuklandı bilebilmek mümkün değil. Bu yüzden sayılar hakkında kesin bilgi sahibi olmak imkansızlaşıyor. Ancak bölgede binlerce insandan bahsediliyor. İran’da pek çok kez tutuklanmış ve 5 yıl cezaevinde yatmış bir Türk Milliyetçisi olarak şuan tutuklu bulunan arkadaşlarımızın orada ağır işkenceler altında olduğuna eminim.

İran’dan Ermenistan’a giderken durdurulup yakılan tırlar

AMERİKA KAMUOYU, TÜRKİYE’NİN İNSANSIZ HAVA ARACI TEKNOLOJİSİNİ HAYRETLE KARŞILADI

Amerika Kamuoyunu yakından takip ettiniz, Amerika siyasetinde Karabağ Savaşı’nın nasıl yankıları oldu?

Amerika’da bir milyona yakın Ermeni yaşıyor ve kuvvetli bir lobileri olduğu algısı vardı. Farslar’da hakeza ciddi bir nüfusa sahipler. Bu süreçte Ermeni ve Fars lobisi beraber çalıştı. Dijital dünyayı kullanarak Azerbaycan ve Türkiye aleyhinde kamuoyu oluşturmaya çalıştılar. Amerika Kongre Üyeleri ve Senatörlerle pek çok görüşme yaptılar. Ancak bunun karşısında Azerbaycan ve Türkiye lobisi de ciddi çalışmalar yaptı. Hatta Azerbaycan Yahudileri de bu çalışmalara ciddi destekler verdiler. Bu yüzden Amerika’da ki Yahudi lobisinde Azerbaycan’a daha yakın bir siyaset izledi. Ermeni lobisi bu çalışmaların karşısında zayıf kaldı. Sosyal medyada Kim Kardaşyan üzerinden bir algı oluşturmaya çalıştırlar. Hatta para topladılar. halkın algısını yönetip Başkan Trump’a baskı kurmaya çalıştılar. Ancak Amerika Başkanı onlarla dalga geçti ve “Sizde bayraklarınızı alıp gelip Beyaz Saray’ın önünde eylem yapabilirsiniz.” dedi. Bu süreçte gördük ki Amerika’daki Ermeni lobisi sanıldığı kadar da güçlü değilmiş. Amerika kamuoyu en çok Türkiye’nin İha ve Siha’lar konusunda ki gelişmesini konuştu, savaşta kullanılan hava teknolojisini hayretle karşıladılar. Tük Ordusunun gücü orada büyük etki uyandırdı.

“KARABAĞ ZAFERİ HEM AZERBAYCAN’IN HEM TÜRKİYE’NİN ZAFERİDİR”

Bu vesile ile ben de Türkiye’ye halkım adına teşekkür etmek istiyorum. Halkımıza desteğe birinci gelişleri Nuri Paşa komutasında ki Kafkas İslam Ordusu ile ikinci gelişleri de İha ve Sihalar vasıtasıyla İkinci Karabağ Savaşı oldu. Onun için “Karabağ Zaferi” Sadece Azerbaycan’ın değil aynı zamanda Türkiye’nindir.