Azerbaycanlı siyasetçi Caferli, İkinci Karabağ Savaşı'nın ardından Azerbaycan'ı bekleyen süreci değerlendirdi

Güncel
Ayyıldız Huri Kaptan
14 Aralık 2021, 22:44
Ayyıldız Huri Kaptan
14 Aralık 2021, 22:44

Ayyıldız Huri Kaptan / QHA Ankara

Azerbaycanlı siyasetçi, Cumhuriyetçi Alternatif Hareketi Partisinin Yönetim Kurulu İcra Sekreteri Natig Caferli (Natig Jafarli), İkinci Karabağ Savaşı sonrası gelinen süreçte yaşanan gelişmeleri, stratejik öneme sahip Zengezur Koridoru’nu ve Rusya’nın bölgede artan etkisine dair QHA’nın sorularını yanıtladı. İkinci Karabağ Savaşı’nın ardından Azerbaycan’ın kazanımlarını değerlendiren Caferli, Cumhurbaşkanı Aliyev’in kötü ve çok kötü arasında bir seçim yaptığını söyledi. Caferli, “44 günlük İkinci Karabağ Savaşı’ndan sonra Rusya’nın bölgede nüfuzu artmıştır.” ifadelerini kullandı.

İkinci Karabağ Savaşı’nın Azerbaycan tarafından kazanılmasının ardından Azerbaycan ve Ermenistan arasında imzalanan ateşkes antlaşmasının 9. maddesi gereğince Azerbaycan ile Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti arasında bağlantıyı kuracak olan Zengezur Koridoru, Azerbaycan, Türkiye, Kafkasya ve Rusya’nın gündeminde yer almaya devam ediyor. 28 yıllık Ermeni işgalinin ardından yeniden Azerbaycan’ın ana topraklarıyla birleşen Karabağ ile kara yolunu sağlayacak olan Zengezur Koridoru, kara yoluyla Türkiye ve Azerbaycan’ı da birbirine bağlayacak. İkinci Karabağ Zaferi’nin ardından Azerbaycan’ın bölgedeki hakimiyetini perçinleyecek ve önemli bir ulaşım hattı sağlayacak koridor; Rusya’nın Soçi kentinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan arasında görüşmeden sonra tekrar gündeme geldi.

Kırım Haber Ajansı, Karabağ Savaşı’nın ardından Azerbaycan’ın sahadaki kazanımlarını, imzalanan ateşkes anlaşmasına göre Zengezur koridorunun açılmasını, son Soçi görüşmesi bağlamında Rusya’nın Kafkasya’daki rolünü ve Azerbaycan siyasetinde bu hususun yerine ilişkin konuları, Azerbaycanlı politikacı Natig Caferli’ye sordu. Caferli, İkinci Karabağ Savaşı sonucuna göre gelinen süreçte Zengezur Koridorunun Azerbaycan ve çevredeki aktörler için anlam ve önemini QHA’ya anlattı.

“LAÇIN, AĞDAM, KELBECER BİR KURŞUN BİLE ATILMADAN AZERBAYCAN’A GERİ VERİLDİ”

Zengezur Koridoru ile ilgili gündeme ilişkin QHA’nın sorularını yanıtlayan, Azerbaycanlı siyasetçi, Cumhuriyetçi Alternatif Hareketi Partisinin Yönetim Kurulu İcra Sekreteri Natig Caferli (Natig Jafarli) ile gerçekleştirilen röportajın tamamı:

Karabağ Savaşı’nın ardından Azerbaycan’ın sahadaki kazanımları sizce masada bazı kayıplara uğramış mıdır? Ermenistan’ı Karabağ’a bağlayan Laçın koridorunun halen Rusya’nın kontrolünde olduğu göz önüne alınırsa Karabağ’da gelecek süreçte neler bekliyorsunuz?

Azerbaycan ordusu, 44 gün süren savaş sırasında çok büyük bir zafer kazandı. Askerin sahada kazındığı zafer tartışılmazdır. 10 Kasım 2020’de Rusya’nın katılımıyla imzalanan anlaşmada, tabii ki, Azerbaycan’ın çıkarlarına uygun olan maddeler de var: Laçın, Ağdam, Kelbecer bir kurşun bile atılmadan Azerbaycan’a geri verildi. Sadece, Rusya ordusunun Hankendi ve etrafında, hem de Laçın Koridoruna nezaret etmesi Azerbaycan’ın çıkarlarına uygun değil, ancak başka seçeneği de yoktu.

Ermenistan işgalinden 28 yıl sonra kurtarılan Şuşa, Azerbaycan için bir  şehirden fazlası - Avrasya'dan - Haber - TRT Avaz

“ALİYEV, KÖTÜ VE ÇOK KÖTÜ ARASINDA SEÇİM YAPTI”

Rusya, Azerbaycan imza atmasa da zaten kendi askerini Hankendi’ye sokacaktı. İlham Aliyev, kötü ve çok kötü arasında seçim yaptı. Kötü senaryoyu seçmek mecburiyetinde kaldı. Rusya bu anlaşma olmadan kendi askerini Karabağ’a soksa idi, daha kötü bir durum olacaktı. Rusya, Hankendi ve etrafında yaşayan Ermeni asıllı Azerbaycan vatandaşlarının Bakü’ye entegrasyon süreci için istekli değil, bölgede sulh sağlayıcılığı için en büyük engel Kremlin’dir.

SON DAKİKA: Karabağ Zaferi'nin 1. yıl dönümü - Haberler - Dünya Haberleri

“RUSYA BÖLGENİN HAKİMİ GİBİ DAVRANARAK, ORADA SİLAHLI GÜÇLERİN OLUŞMASININ ÖNÜNÜ AÇIYOR”

Karabağ Zaferinin ardından imzalanan anlaşmada, Zengezur koridorunun açılması ve Ermenistan güçlerinin Karabağ’ın tamamından çekilmesi öngörülüyordu. Ancak Ermenistan’ın buna şu ana kadar uyumadığı görülüyor. Sizce, bölgedeki aktörler ateşkes anlaşmasının ne kadarına uymaktadır?

Anlaşmada, Ermenistan güçlerinin çekilmesi yer almıştı, resmi olarak Ermenistan kendi askerlerinin çekildiğini beyan ediyor, Karabağ’da olan silahlı unsurların resmi olarak İrevan’a bağlı olmadıklarını söylüyor, onların Karabağ’da yaşayan Ermenilerin “müdafi güçleri” olduğunu beyan ediyor. Rusya bölgenin tek hakimi gibi davranarak, o silahlı güçlerin oluşmasına göz yumuyor ve sorun burada. Son günlerde, Azerbaycan-Ermenistan sınırında ateşkesin bozulmasının da nedeni Rusya’nın sınırı tam kontrol altına almak istemesinden kaynaklanıyor. 44 günlük İkinci Karabağ Savaşı’ndan sonra Rusya’nın bölgede nüfuzu artmıştır.

“TÜRKİYE’DEN TÜRK CUMHURİYETLERİNE DAHA KOLAY ULAŞIM SAĞLANACAKTIR”

Azerbaycan’ın savaştan galip ayrılmasının ardından imzalanan ateşkes anlaşmasıyla ve son Soçi görüşmesi de göz önüne alınırsa Rusya’nın Kafkasya’daki rolünü artırmasını nasıl yorumluyorsunuz?

Zengezur Koridoru’nun açılmasında Rusya’nın da ilgisi vardır. Rusya’nın Ermenistan’a kara yolu ancak Gürcistan üzerinden vardır, Rusya-Gürcistan ilişkilerinin iyi olmamasının nedeni ile (Rusiya Gürcistan’ın iki bölgesini resmen işgal etmiştir) o yol sık sık kapanıyordu, hava muhalefeti nedeni ile de yolda kapanmalar oluyordu. Zengezur yolu açıldıktan sonra Rusya Azerbaycan üzerinden Ermenistan’a demir yolu ve kara yolu sağlayacaktır ki, bu da Kremlin’in isteklerine uygundur. Azerbaycan ve Türkiye de doğal olarak bu koridorun açılması konusuyla çok ilgilidir. İkili ekonomik ilişkilerin artmasında yolun rolü büyük olacaktır, Türkiye’den Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’ne daha kolay ulaşım sağlanacaktır.

Heyecanlandıran açıklama: Türk dünyası resmen birleşiyor

“AZERBAYCAN, UKRAYNA’YA DESTEK VEREN ÜLKELERDENDİR”

Rusya’nın Ukrayna sınırlarındaki ve işgal altında tuttuğu Kırım ve Donbas’taki askeri hareketliliği malumunuz. Uluslararası gündemde uzun süredir devam eden olası Ukrayna-Rusya savaşını nasıl değerlendiriyorsunuz? Azerbaycan kamuoyunun bu konudaki tutumu nasıl?

Ukrayna’nın Kırım bölgesinin Rusya tarafından işgalinden sonra, Azerbaycan’da uzun yıllardır Ukrayna’nın haklı olduğu yönünde, Ukrayna’ya destek ifadelerinin arttığı görünüyor. Rusya’nın Donbas’ta kurduğu, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü tehdit eden bölücü “cumhuriyetler” kurması da Azerbaycan kamuoyunda kınanan bir eylemdir. Azerbaycan, Ukrayna’ya destek veren ülkelerden biridir. Sadece resmi olarak Rusya ile ilişkilerin bozulmasından endişe ediliyor diye, Bakü bu konularda daha dikkatli davranıyor, bu da anlaşılmaktadır. Ama, siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları Ukrayna’ya daha açık şekilde destek ifade ediyor. Rusya’nın Ukrayna’ya tam cephe savaş açacağını düşünmüyorum, ama Donbas’ta olan bölücülerden istifade etmekle Ukrayna’ya sorunlar çıkartıyor ve çıkartmaya da devam edecektir.

AZERBAYCAN’IN TARİHİ KARABAĞ ZAFERİ’NİN BİRİNCİ YIL DÖNÜMÜ: GÜN GÜN İKİNCİ KARABAĞ SAVAŞI’NDA NELER YAŞANDI?

Kırım Haber Ajansı (QHA), Azerbaycan’ın 27 Eylül’den 10 Kasım’a kadar sürdürdüğü tarihi Karabağ Harekatının kırılma noktalarını gün gün takip etti. Azerbaycan’ın nihai zaferiyle sonuçlanan çatışmalarda, Ermenistan’ın hiçbir ateşkes anlaşmasına uymayarak sivillere saldırıları da unutulmadı. Azerbaycan’ın tarihi Karabağ harekatı videosunda, savaşın hafızalara kazınan anlarını izleyeceksiniz:

AZERBAYCAN’IN TARİHİ KARABAĞ ZAFERİ: 44 GÜN SAVAŞI’NIN DÖNÜM NOKTALARI

Azerbaycan ordusunun 27 Eylül’de başlattığı topraklarını işgalden kurtarma operasyonu 44 gün sürdü. Bu harekat, tarihe 44 Gün Savaşı olarak geçti. Azerbaycan’ın operasyonunda 5 kent merkezi, 4 kasaba ve 286 köyün kurtarılması üzerine Ermenistan yenilgiyi kabul etti. Ermenistan, işgal altındaki Ağdam, Laçın ve Kelbecer illerini de boşaltacağını taahhüt eden anlaşmaya 10 Kasım’da imza attı. 10 Kasım tarihinin Türkiye’nin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk’ün ölüm yıldönümü olması sebebiyle Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Azerbaycan Zafer Günü olarak belirlenen 10 Kasım tarihini, 8 Kasım olarak değiştirme kararı almıştı.