Azerbaycanlı siyaset bilimci Ramid Hüseynov: Şuşa'nın alınması, Karabağ'da zaferi hazırladı

14 Kasım 2020, 20:00

Ömer Cihad KAYA
QHA ANKARA

Karabağ’da 27 yıldır devam eden Ermeni işgaline son vermek için tarihi bir harekat başlatan Azerbaycan ordusu, 27 Eylül’den bu yana devam eden savaştan zaferle ayrıldı. Ermenistan’ın yenilgiyi kesin bir şekilde kabul etmesiyle II. Karabağ Savaşı, Azerbaycan’ın kesin zaferiyle sonuçlandı. Ancak, ateşkes anlaşması ve yaşanan sonrasındaki sürece dair bir çok çekince yer alıyor. Özellikle Rus askerlerinin, 27 yıl sonra Karabağ‘a yeniden “barış gücü” adı altında girmesi ve bir çok uzmanın savaşın erken sonuçlandığı tezini güçlendirdi. Ancak yine de Azerbaycan Karabağ’da Ermeni tahakkümüne son vererek topraklarının büyük bir çoğunluğunu işgalden kurtardı.

Bakü yönetiminin Karabağ’da Ermeni işgaline son veren tarihi nitelikteki zaferini ve yaşanan süreci, Azerbaycanlı akademisyen, Azerbaycan Haydar Aliyev Yüksek Askeri Okulu Öğretim Üyesi Dr. Ramid Hüseynov, QHA’ya değerlendirdi.

“ŞUŞA’NIN ALINMASI, SAVAŞIN KADERİNİ BELİRLEDİ”

Karabağ’da Azerbaycan’ın nihai zaferi, Azerbaycan kamuoyunda nasıl karşılandı? Kazanılan zaferi ve sonrasındaki süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dr. Ramid Hüseynov

8 Ekim 2020’de Başkomutanımızın liderliğinde Şuşa’nın, 72 yerleşim yerinin ve önemli yüksekliklerin Azerbaycan ordusu tarafından kurtarılması savaşın kaderini belirledi ve zaferi sağladı. Azerbaycan ordusunun profesyonelliğine ve cesaretine dayanamayan Ermenistan’ın askeri-siyasi liderliği, Azerbaycan Cumhurbaşkanının taleplerini kabul etmek zorunda kaldı ve teslim oldu. Böylece düşmanın aşağılanmasını, çaresizliğini ve yenilgisini kabul etmekten başka seçeneği yoktu. Rusya, Azerbaycan ve Ermenistan liderlerinin 10 Kasım 2020’de Ermenistan ile Azerbaycan arasında devam eden ve önemli hükümler içeren savaşın sona ermesi için ortak bir bildirinin imzalanması, modern Azerbaycan tarihinde büyük bir başarı olarak kabul edilebilir.

“TÜRKİYE’NİN AZERBAYCAN’A SİYASİ VE MANEVİ DESTEĞİ, GELECEK DÖNEM İÇİN ÖNEMLİDİR”

Bildirinin hükümlerinden biri, Dağlık Karabağ ve Laçin koridorundaki temas hattı boyunca bir Rus barışı koruma birliğinin konuşlandırılması ve mevcut durum için güvenliğin sağlanması anlaşılabilir. Yıllarca süren bu düşmanlığın kısa bir süre sonra ortadan kalkacağını ve her şeyin normale döneceğini düşünmek yanlış olur. Ancak jeopolitik dengenin sağlanması, Azerbaycan devletinin konumunu ve nüfuzunu sürdürmesi ve özellikle Ermenistan’ın gelecekteki provokasyonlarını önlemek için Türkiye’nin sürece doğrudan katılımı açısından Azerbaycan tarafının bir başarısıdır. Türkiye’nin Azerbaycan’a siyasi ve manevi desteği, içinde bulunduğumuz dönem ve gelecek için çok önemlidir. Hukuki açıdan, ifadenin 5. maddesinin yorumlanması mümkün kılmaktadır.

II. Karabağ Savaşı’nın Azerbaycan açısından zaferle sonuçlanmasının ardından Rusya sürece müdahil olarak 27 yıl sonra Karabağ’a tekrar asker gönderdi. Bu süreci uluslararası aktörler bazında nasıl değerlendirmek gerekiyor?

Azerbaycan ordusunun Ermeni provokasyonuna ve askeri saldırganlığına karşı savaşının ilk
günlerinde uluslararası güçlerin uluslararası hukuka ikili yaklaşımı, Ermenistan gibi işgalci ve terörist
bir devletin saldırgan ve ayrılıkçı faaliyetlerinin genişlemesi için geniş fırsatlar yarattı. Özellikle
savaşın ilk günlerinde Rusya ve İran yönetici elitlerinin yaptığı açıklamaların yanı sıra Ermenistan’a
yardım sağlamak için atılan adımlar Azerbaycan tarafından büyük bir üzüntü ile karşılandı. Bu destek
ile bu devletler, bölgedeki jeopolitik ve jeoekonomik çıkarlarını sürdürme taahhütlerini bir kez daha
göstermişlerdir. Ancak Azerbaycan ordusunun uluslararası hukuk normlarında adil mücadelesinde elde ettiği zafer, hem komşu ülkeleri hem de uluslararası güçleri gerçekle uzlaşmaya ikna etti. Dünya ve bölgesel güçler
de Azerbaycan’ın haklı olduğunu kabul etti. Öte yandan Azerbaycan’ın bölgesel ve uluslararası barış ve
istikrarı korumaya olan ilgisi, terörizme ve ayrılıkçılığa karşı hoşgörüsüzlüğü ve uluslararası hukuka
saygısı, şüphesiz Ermenistan’dan farklı olduğunu göstermektedir. Hem uluslararası hem de bölgesel
güçlerin saldırgan Ermenistan ve Azerbaycan’a aynı şekilde muamele etmeyeceği ve uluslararası
hukukun Azerbaycan tarafında olduğu göz önüne alınmalıdır.

Rus barış gücü Karabağ'a uçtu, Moskova: "Sadece Rus askeri olacak"
Rus güçleri, anlaşmanın imzalandığı 10 Kasım 2020 tarihinde 27 yıl sonra yeniden Karabağ’da (!)

“ERMENİLERİN SİYASİ KRİZ YAŞAYACAĞI KAÇINILMAZDIR”

Azerbaycan ordusu, Karabağ’da tarihi bir zafere imza attı. Bunun askeri, diplomatik ve siyasi
yansımaları mevcut. Ateşkes anlaşması sonrası sürece ilişkin öngörüleriniz neler?

Azerbaycan ordusunun cesareti, yüksek savaş ruhu, zaferleri ve topraklarımızın işgalden kurtuluşu
Ermeni toplumunda ve askeri güçlerde endişe ve korkuya neden oluyor. Destekçileri de dahil olmak
üzere Ermeni askeri-politik liderliği, Azerbaycan’ın yıllar önceki devleti olmadığını zaten anlıyor. Hem
askeri hem diplomatik hem de bilgi açısından daha güçlü ve daha kudretlidir. Azerbaycan halkı
özgürlük ve egemenlik mücadelesinde birleşebilmekte, birlik olabilmekte ve liderleri etrafında
birleşebilmektedir.
Ermenistan’ın insani ateşkesi ihlal etmesine, sivillere, mülki vatandaşlara yönelik savaş suçlarına, her
türlü kışkırtıcı, terör eylemine, soykırım eylemlerine rağmen Azerbaycan halkı egemenlik ve
özgürlükleri için savaşma azmini ortaya koymuştur ve kimse bunu durduramayacaktır.
Ermenistan’ın sadece Dağlık Karabağ’ı kaybetmesi değil, aynı zamanda bir devlet olarak ciddi bir
ekonomik ve siyasi kriz ve Ermenilerin çöküşü ile karşı karşıya kalması kaçınılmazdır.

“TÜRK DÜNYASININ DÖRT GÖZLE BEKLEDİĞİ BİR GÜN”

Azerbaycan ordusu, nihai zafer öncesi tarihi Şuşa kentini işgalden kurtarmıştı. Şuşa’nın Azerbaycan halkı açısından önemini nasıl görüyorsunuz?

Öncelikle Şuşa’nın Azerbaycan halkı için büyük tarihi, kültürel ve manevi değeri olan bir şehir
olduğunu belirteyim. Çok zengin bir tarihi miras içerir. Stratejik olarak çok farklı bir coğrafi konuma,
karmaşık bölgesel yapıya, zor, geçilmez dağ kabartmasına sahiptir. Şuşa’nın mülkiyetinin Dağlık
Karabağ’ın mülkiyeti olarak ifade edilmesi tesadüf değildir. Azerbaycan Ordusu bu amaçla büyük bir
profesyonellik göstererek şehri özel bir planla işgalden kurtardı. Şehrin işgalden kurtarılması
Başkomutanımızın, Azerbaycan Ordusu’nun ve Azerbaycan halkının büyük bir başarısıdır. Bunun
Türk-Azerbaycan kardeşliğinin de büyük bir zaferi olduğunu düşünüyorum. Bu, dünyadaki tüm
Azerilerin, tüm Türk dünyasının dört gözle beklediği tarihi bir gün.

II. KARABAĞ SAVAŞI AZERBAYCAN’IN NİHAİ ZAFERİYLE SONUÇLANDI

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Rusya Federasyonu Başkanı Vladimir Putin ile Dağlık Karabağ’daki savaşı bitirecek anlaşmayı imzaladığını duyurdu. Anlaşmaya göre Karabağ’a “Rus Barış Güçleri” konuşlandırılacak. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, gece yarısı ulusa seslenişinde söz konusun Barış Gücü Merkezinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin de olacağını iki kere vurguladı. Aliyev, Dağlık Karabağ’ın statüsünün tartışmasız ve Azerbaycan toprağı olduğunun altını çizdi ve bu anlaşmayla da tasdik edildiğini açıkladı. Ermenistan, Dağlık Karabağ’da teslim oldu. Ermenistan Kelbecer, Ağdam ve Laçın’dan daha sonra Dağlık Karabağ’ın tamamından çekilecek. Bu açıklamaları Ermenistan Başbakanı bu gece yarısı sosyal medya hesabından yaptı. Yenilgiyi kabul eden Ermenistan Başbakanı, bildiri imzaladıklarını duyururken, bunun acı verici olduğunu da belirtmeyi ihmal etmedi. İlerleyen dakikalarda önce Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, daha sonra da Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev açıklamalarda bulundu.

Karabağ Anlaşmasının maddeleri için buraya tıklayın

Azerbaycan
Karabağ
ramid hüseynov
Bunlara da bakın: