Avrupa'da artan faşist gösteriler neyin habercisi?

Güncel
Mehmet Berk Yaltırık
29 Nisan 2019, 16:11
Mehmet Berk Yaltırık
29 Nisan 2019, 16:11

Avrupa sokaklarını dolduran “aşırı sağcı” grupların gösterilerindeki artış endişeyle seyrediliyor. “Avrupa’da yükselen aşırı sağ” söylemleri çoğu dönemin haber klişelerinden olsa da son günlerdeki yoğun hareketlilik dikkatleri çekiyor.

Basında ve sosyal medya yorumlarında sıklıkla “1939’un ayak sesleri” veya “Faşizm geri mi dönüyor?” yorumlarına neden olan gösteriler, daha vahim gelişmelerin habercisi olarak değerlendiriliyor.

İtalya’nın Milan şehrinde Guiseppe Meazza stadında 24 Nisan 2019 tarihinde oynanan Milan – Lazio İtalya Kupası maçı öncesi mavi beyazlı taraftarların faşist diktatör Benito Mussolini için pankart açması, bahsi geçen olaylar açısından ciddi bir örnek oldu. Pankart, 1945’de Mussolini’nin ayaklarından asıldığı Milano’nun Piazzale Loreta Meydanı yakınlarında açıldı.

İtalyan basınından yapılan açıklamada Lazio’nun fanatik grubu “Irriducibili” üyesi oldukları belirtilen bir grubun, “Benito Mussolini onuruna” yazılı bir pankartı açtıktan sonra faşist sloganlar atıp toplu halde “Roma selamı” olarak bilinen faşist selamı verdikleri belirtildi.

ALMANYA’DA 467 NEONAZİ ORTADAN KAYBOLDU

Sokak gösterileri irtifa kazanan aşırı sağ görüşlerin işaretlerinden sadece birisi. Almanya’da haklarında tutuklama kararı bulunan 467 Neonazinin, bu Nisan ayında izini kaybettirmesi, “örgütlenme” ihtimallerini kuvvetlendiriyor.

Buna göre söz konusu 467 kişinin 12’si hakkında aşırı sağcı görüşleri nedenlerle gerçekleştirdiği şiddet eylemleri, 98’i hakkında ise siyasi suçlar nedeniyle tutuklama emri bulunduğu belirtilirken, geri kalan tutuklama kararlarının ise dolandırıcılık, hırsızlık ve hakaret sebebiyle alındığı kaydediliyor.

Ayrıca Almanya’da dört yıl önce aranan aşırı sağcı sayısının 253 olduğu, geçen yıl ise bu rakamın 467’ye ulaştığı da bildirildi.

Tüm bu haberlerin ışığında Almanya Anayasayı Koruma Teşkilatı (İç İstihbarat Servisi) Başkanı Thomas Haldenwang’ın farklı aşırı sağcı grupların birbiriyle yoğun bir ağ kurduklarını gözlemlediklerini açıkça vurguladığı görülüyor.

Terör örgütü DEAŞ konusunda da uyarılarda bulunan Haldenwang, örgütün Suriye ve Irak’ta yeraltında varlığına devam ettiğinin altını çizerek, “DEAŞ ile ilgili tehlikenin geçtiğini söyleyemeyiz. Hala saldırı planlandığına dair çok sayıda ipucumuz var. Almanya’da her zaman bir saldırı olabileceğini hesaba katmamız gerekiyor” dedi.

AVUSTURYA’DA “NAZİ” ETKİSİ HALA GÖRÜLÜYOR

Avrupa’da giderek artan faşist hareketlerden bir diğeri de Avusturya da gözlemlenebiliyor.

Yukarı Avusturya eyaletine bağlı Wels şehrinde güvenlik memuru olarak çalışan bir Avusturyalı, boş zamanlarında bitpazarında “Nazi” dünya görüşüne ait sembol ve materyaller sattığı gerekçesiyle geçen hafta işten atıldı. Wels Valiliğinden yapılan açıklamaya göre şahısın Nazi sembolleri sattığına ilişkin iddialar nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında suçunu itiraf ettiği belirtildi.

Avusturya’da 1947’de yürürlüğe giren “Anti-Nazi Yasası”, Nazi dünya görüşünün yeniden canlandırılması, yaygınlaştırılması, propagandasının yapılması ya da bu ideolojiyi masum gösterecek yaklaşımları yasaklıyor.

BELÇİKA’DA “AŞIRI SAĞ SİLAHLANIYOR” UYARISI

Belçika İstihbarat Servisi’nin (VSSE) kamuoyuna açtığı raporlara göre Batı Avrupa’da aşırı sağın şekil değiştirmeye başladığını ve bazı aşırı sağcı grup liderlerinin silahlanma çağrısı yaptığını açıkladı.

Aşırı sağ gruplarının faaliyetlerini ve ideolojilerini gözlemleyen VSSE, söz konusu grupların Nazizm’e hayranlıklarını gizlemediklerini, şiddet kültürünü benimsediklerine işaret etti. Ayrıca İstihrabat değerlendirmesinde 2015 ve 2016 yıllarındaki göçmen krizinden bu yana, aşırı sağ çevrelerinde İslam ve göçmen karşıtlığının ana konular haline geldiği belirtti.
Söz edilen yeni aşırı sağ topluluklarına örnek olarak Finlandiya merkezli “Odin’in Askerleri” grubu gösterildi.

“BEYAZ YAKALI AŞIRI SAĞ TANIMLAMASI”

VSSE, form değiştirmeye başlayan radikal sağın yeni şeklini “beyaz yakalı aşırı sağ” olarak nitelendiriyor.

En çok eğitimli gençler arasında rağbet gören “beyaz yakalı aşırı sağ”, medya aracılığıyla söylemlerine dikkati çekmeye çalıştığına işaret eden VSSE, yeni aşırı sağcıların ayrıca “Avrupa’nın Hristiyan kimliğinin” savunuculuğuna soyunduğunu da vurguladı. İstihbarat bilgilerine göre Belçika’da örgütlenen aşırı sağcı “Kalkan ve Dostlar (Schild en Vrienden)” grubunun istihbaratın radarına girdiği aktarılarak, söz konusu grubun çok farklı kesimlere hitap ettiği ifade edildi.

Bunlar arasında sağ-muhafazakar, demokratik ve şiddeti desteklemeyen, ırkçı ve Neonazi düşünceleri destekleyen kesimlerin bulunduğu kaydedildi.