AP: Çin'in Doğu Türkistan'daki uygulamaları insanlığa karşı suç ve ciddi soykırım riski oluşturuyor

Güncel
qha muhabir
09 Haziran 2022, 19:31
qha muhabir
09 Haziran 2022, 19:31

Avrupa Parlamentosu, Doğu Türkistan’da çocukların ailelerinden koparılmasını, kitlesel kısırlaştırma ve zorla çalıştırmayı insanlığa karşı suç ve ciddi soykırım riski olarak tanıyan, AB ülkelerini vahşeti sona erdirmek için gerekli tüm adımları atmaya çağıran kararı kabul etti.

Avrupa Parlamentosu (AP), 9 Haziran 2022 tarihinde Çin’in Doğu Türkistan’da Uygur ve diğer Türk halklarına yönelik işlediği insan hakları ihlallerini değerlendirdi. AP, Çin’in uygulamalarını insalığa karşı suç ve ciddi soykırım riski olarak tanıyan kararı kabul etti.

Doğu Türkistan’daki Uygur ve diğer Türk halklarına yönelik baskının şiddetle kınandığı kararda bu halkların, toplu sürgün, kitlesel gözaltı, siyasi beyin yıkama, ailelerinden ayırma, din özgürlüğünün kısıtlanması, kültürel yıkım ve kapsamlı gözetim gibi acımasız uygulamaların kurbanları olduğu belirtildi.

İNSANLIĞA KARŞI SUÇ VE CİDDİ SOYKIRIM RİSKİ

Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu (ICIJ) tarafından incelenen polis dosyalarında sistematik, vahşi ve keyfi baskıların belgelendiğine dikkat çeken kararda, “Milletvekilleri, Uygur çocukların ailelerinden ayrıldığına, hükümet destekli kitlesel zorla kısırlaştırmaya ve zorla çalıştırma programlarına dair kanıtların insanlığa karşı suç teşkil ettiğini ve ciddi bir soykırım riski oluşturduğunu belirtiyor” ifadelerine yer verildi.

VAHŞETİ SONA ERDİRMEK İÇİN GEREKLİ TÜM ADIMLAR ATILMALI

Parlamento, AB’yi ve üye devletleri, Doğu Türkistan ile ilgili polis dosyalarında tanımlanan Çinli üst düzey yetkilileri hedef alan ek yaptırımları kabul etmeye ve bu vahşeti sona erdirmek için gerekli tüm adımları atmaya çağırdı.

ÇİNLİ ŞİRKETLERE İTHALAT YASAĞI GETİRİLMELİ

Parlamento ayrıca Komisyonu, zorla çalıştırmayla üretilen ve zorla çalıştırmayla ilişkili Çinli şirketler tarafından üretilen tüm ürünlere ithalat yasağı koymaya çağırıyor.

DOĞU TÜRKİSTAN’DAKİ SOYKIRIM UYGULAMALARI

Resim

Çin Halk Cumhuriyeti hükumetinin sistematik baskıları ve asimilasyon politikaları ile Doğu Türkistan’da topyekûn bir halk, asimilasyon ve soykırıma uğradı, uğruyor. Milli, dini, siyasi ve kültürel olarak Doğu Türkistan’da Çinli olmayan tüm Türk kökenli milletler bu baskının kurbanı olmaktadır. Doğu Türkistan’da soykırıma varan ağır insan hakları ihlalleri, her geçen gün dünya kamuoyunun daha çok gündemine geliyor. Etnik ve kültürel ayrımcılığa ve insan hakları ihlallerine maruz kalan Doğu Türkistanlılar, ucuz iş gücü olarak Çinli şirketlerde çalıştırılıyor. Öte yandan, Birleşmiş Milletlerin resmi verilerine göre ise, Çin Komünist Partisi idaresinin kültürel soykırım uyguladığı Doğu Türkistan’daki toplama kamplarında milyonlarca insanı yasa dışı bir şekilde alıkoyuyor. Çin hükumeti, toplama kamplarında ve ceza kamplarında insanlık dışı şartlarda tutulan Uygur Türklerinin durumuna dair tüm verileri dünya kamuoyundan gizliyor.

ÇİN’İN  DOĞU TÜRKİSTAN’DAKİ CEZA KAMPLARINDA NELER YAŞANIYOR?

Doğu Türkistan’da Uygur ve diğer Türk halklarından milyonlarca kişi suçsuz yere toplama kamplarına alınmaktadır. Halen bu baskı tüm şiddetiyle devam etmektedir. Tanıkların ifadelerine göre tutuklulara işkence ediliyor. Sağlıksız şartlarda ellerinde kelepçe, ayaklarında zincirle yaşıyor. Kampta tutulanlara ne olduğu belirsiz ilaçlar ve iğneler veriliyor. Tırnak çekme, kamçı, elektrik gibi işkencelere maruz kalıyor. Kadınlar toplu tecavüze uğruyorlar.

Milyonlarca genç Doğu Türkistan’daki çalışma kamplarında veya Çin’deki fabrikalarda zorunlu köle işçi olarak çalıştırılıyor. Birçoğu toplama ve çalışma kamplarına gönderildikten sonra geride kalanlar da siyasi propaganda ezberlemeye, kamu hizmeti adıyla ücretsiz çalışmaya zorlanıyorlar. Kadınlar kısırlaştırılıyor, hamilelere zorla kürtaj yaptırılıyor. Genç kadınlar Çinlilerle evliliğe mecbur ediliyor. Ailelerinden koparılan 1 milyona yakın çocuk, çocuk toplama kamplarında asimile ediliyor. Çince konuşmaya Çince yaşamaya, Çinliler gibi beslenmeye zorlanıyor.

Milli ve dini kültür mirasları yok ediliyor. Uygur tarihi ve kültürüyle ilgili kitaplar yakılıyor. Türk- İslam mimarileri ve tarihi şahsiyetlerin türbeleri, heykelleri yok ediliyor. İnanç özgürlüğü hiçe sayılıyor. Camiler yıkılıyor. Kur’anlar yakılıyor. Namaz kılmak, oruç tutmak kampa alınma nedeni olarak gösteriliyor. Türkiye başta olmak üzere yurtdışı ülkelerinde okumuş, seyahat etmiş olmak ya da sadece bunları yapan birinin akrabası olmak bile toplama kampına alınma veya hapse atılma nedeni olabiliyor.

“Kardeş aile” projesi adı altında her aileyle ilgilenecek Çinli memur atandı. Bu “kardeşler” aile mahremiyetini çiğneyerek Uygurların evlerinde konaklıyor, aile üyelerinin rejime bağlığını denetliyorlar.