Ankara'da, Çin emperyalizmi ve insanlığa karşı tehdidi hakkında panel gerçekleşti

Güncel
qha muhabir
01 Temmuz 2022, 16:36
qha muhabir
01 Temmuz 2022, 16:36

Ankara’da “Yeni Çin Emperyalizmi ve İnsanlığı Bekleyen Çin Tehdidi” konulu panel gerçekleşti. Çin Komünist Partisi (ÇKP) lideri Mao’un Doğu Türkistan bağımsızlığına karşı politikaları, ÇKP’nin Doğu Türkistan’da işlediği acımasız fiiller ve Çin tehdidi ile günümüzde Uygur Soykırımını önlemek için ne yapılması gerektiği konuları tartışıldı.

Uygur Akademisi Vakfı ile Doğu Türkistan Araştırmaları Vakfının işbirliğiyle 30 Haziran 2022 tarihinde Ankara’da “Yeni Çin Emperyalizmi ve İnsanlığı Bekleyen Tehdit” konulu panel düzenlendi. Prof. Dr. Erkin Emet’in moderatörlüğünde gerçekleşen panelde; Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erkin Ekrem, Uygur Akademisi Vakfı Başkanı Dr. Ferhat Kurban Tanrıdağlı ve Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Çaksu, Çin tehdidi ve Doğu Türkistan’da devam eden soykırımla ilgili sunumlar verdi. Ardından siyasi parti ve STK temsilcileri konuşma yaptı.

Panele; İyi Parti Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş, eski Ulaştırma Bakanlarından, önceki dönem MHP Milletvekili Oktay Vural, Dünya Kırım Tatar Kongresi Genel Sekreteri Av. Namık Kemal Bayar ve çok sayıda siyasi, gazeteci, akademisyen, yazar ve sivil toplum kuruluşu (STK) temsilcilerinden oluşan 60’tan fazla kişi katıldı.

MAO İLK BAŞTA DOĞU TÜRKİSTAN’IN BAĞIMSIZLIĞINI SAVUNURDU

Erkin Ekrem, “ÇKP Lideri Mao Zedong’un Doğu Türkistan Bağımsızlığına Karşı Politikaları” konulu sunumunda önce Mao’nun hayatını kısaca anlattı. Ardından, Mao’nun yazılarındaki Doğu Türkistan ile ifadelerini kronik bir şekilde değerlendiren Ekrem, Mao’un ilk başta Doğu Türkistan ve diğer Çinli olmayanların yaşadığı toprakların bağımsız olması ve hatta Çin komünizminin buna yardım etmesi gerektiğini savunduğunu aktardı. Ekrem, Mao’un, ilk başta Doğu Türkistan’ın bağımsızlığını düşünürken sonra güç elde ettikçe görüşünü yavaş yavaş değişerek sadece özerklik verilebileceği görüşüne geldiği ve sonuçta Josef Stalin’in güçlü desteğiyle Doğu Türkistan’ı tamamen işgal ettiği bilgisini paylaştı ve şu ifadelerle sunumunu tamamladı:

Mao’nun tarihten beri Doğu Türkistan hakkındaki konuşmalarına baktığımızda, hiçbir gücü yokken, ‘Doğu Türkistan bağımsız olmalı, hatta biz de yardımcı olalım‘ demektedir. Azıcık bir güç kazandığında “Birlikte bir federasyon kuralım” der, 1949 yılına doğru tam güce sahip olduğunda bu sefer “Onlara en fazla özerklik statüsü verebiliriz‘ diye üç aşamalı bir değişiklik var. Mao’un bu değişikliği aynı zamanda Çin Kominist Partisininin (ÇKP) de değişikliğidir. Bu gün ÇKP dünyada da güç kazandı. Kazandıkça Doğu Türkistan’ın özerk statüsü değil Doğu Türkistan halkını tamamen Çinlileştirmeye çalışmakta ve soykırıma gerçekleştirmeye başladı. Yani yarın veya öbür gün Çin, şu andaki gücünden daha fazla bir güce sahip olursa daha neler yapar?

“ORTA ASYA TANRININ BİZ ÇİNLİLERE LÜTFETTİĞİ BİR PASTADIR”

Uygur Akademisi Vakfı Başkanı Dr. Ferhat Kurban Tanrıdağlı ise “ÇKP’nin Hokkabazlığı: Yeni Çin Emperyalizmi ve Bekleyen Çin Tehdidi” konulu sunum yaptı. “Uygurlar her zaman Türk milletine olan vicdani borcunu ön planda tutmuştur” diyerek söze başlayan Tanrıdağlı, İsa Yusuf Alptekin’in de her zaman “Bize bakın, ibret alın” diyerek Türk dünyasını Çin’e karşı uyardığını dile getirdi.

Çin’in dünyaya tehdit savurma döneminin 2010 yılından başladığını söyleyen Tanrıdağlı, Çin’in daha önce sessiz dirililiş döneminde olduğunu, 2010 yılında süper güç olmaya başlayınca Çinli generallerin yazıları ve konuşmalarında yayılmacılıkla ilgili konuların dile getirilmeye başladığını, yayılmacılıkla ilgili yeni teorilerin ortaya çıkmaya başladığını söyledi. Bu teorilerin biri olarak Batı Bölge Teorisi’ni örnek veren Tanrıdağlı, teoride ana tema olarak “Orta asya tanrının biz Çinlilere lütfettiği bir pastadır” ifadelerinin yer aldığını aktardı.

DOĞU TÜRKİSTAN’DA SOYKIRIM SÖZLEŞMESİNDE BELİRTİLEN SUÇLARIN TÜMÜ İŞLENİYOR

Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Çaksu, “Uygur Soykırımını Önlemek İçin Neler Yapılabilir?” konulu sunumunda önce “soykırım” teriminin tanımını açıkladı. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 1948 yılında onayladığı soykırım sözleşmesinde, bireysel veya bir arada soykırım sayılabilecek beş eylemi sıralayan Çaksu, şu an Doğu Türkistan’da bu beş elemin tamamının uygulanmakta olduğunu, dolayısıyla Doğu Türkistan’da yaşananların “soykırım” olarak tanınması gerektiğini savundu.

“Kültürel soykırım” ifadesini kullanmanın Doğu Türkistan’da yaşananları ifade etmekte çok hafif kalacağını belirten Çaksu, Doğu Türkistan’da gerçek anlamda soykırım yaşanmakta olduğunu dünya çapında anlatmaya çalışılması gerektiğini belirtti ve bu yönde yapılabilecek önerilerini dile getirdi.

TÜRKİYE’DE OKUMAK, YAŞAMAK SUÇ SAYILMAMALI

Doğu Türkistan’daki ailesinin ve akrabalarının hapse veya toplama kamplarına atıldığını dile getiren Erkin Emet, akrabalarının kendisiyle telefonda görüştüğü için kampına atıldığını belirterek, “O insanlar suçsuz, Türkiye’de okumak, Türkiye’de yaşamak, Türk vatandaşı olmak suç olmamalı. Çok fazla acı hikayeler var….” şeklinde konuştu.

“DOĞU TÜRKİSTAN MİLLİ MESELE, PARTİLERÜSTÜ BİR MESELE OLMALIDIR”

Sunumların ardından İyi Parti Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş konuşma yaptı. Doğu Türkistan’da yaşananlarla ilgili Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak ses verilmesi gerektiğini vurgulayan Yokuş, “Şimdi ses veremez bir haldeyiz. Nedenini, sebebini vallahi ben de bilmiyorum” dedi. 50’den fazla ülkenin Doğu Türkistan’da soykırım ve insan hakları ihlalleri yaşandığı, bir milletin bir kültürün yok edildiği yönünde itiraz ettiğine, Çin’i kınadığına dikkat çeken Yokuş, “Biz niye aynı listede yokuz. yani islam devletleri neden yok. Bizim olmamız çok önemli. Ben de bunu anlamış değilim. Ticari kaygılar, dış politika dengeleri … deniyor ama ben bunu anlayabilmiş değilim” ifadelerini kullandı.

Devlet resmi dil ile Çin’e bir şey söyleyemezse dahi mecliste siyasi partiler parlamento olarak ortaklaşalım, bir bildiri yayınlayalım dedik, çok sert olmadan insan hakları çerçevesinde bir açıklama yapabilirdik. Bir çok ülke ve bölge için yaptık ama buna dahi yanaşmadılar. Maalesef çözemediğimiz böyle durum var. Biz bu hususta konuşmaya devam edeceğiz” diyen Yokuş, “Bu bir milli mesele, partilerüstü mesele olması lazım” ifadesini kullandı.