Aksoy: Bu çifte standartlı ve hukuk dışı muamele asla kabul edilemez

Güncel
Ayyıldız Huri Kaptan
23 Kasım 2020, 21:16
Ayyıldız Huri Kaptan
23 Kasım 2020, 21:16

Türkiye’den Libya’ya insani yardım malzemeleri ile muhtelif malzeme taşıyan bir Türk gemisi, tartışmalı İrini Harekatı’nda görevli bir Alman fırkateyni tarafından durduruldu. Doğu Akdeniz’de uluslararası hukuka aykırı bir şekilde durdurulan Türk gemisi saatlerce arandı. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığından hukuk dışı gerçekleştirilen uygulamaya ilişkin yanıt gecikmedi.

Türk basınına bugün yansıyan haberlere göre, Yunan komutan tarafından sevk ve idaresi gerçekleştirilen İrini Harekatı’nda görevli Alman fırkateyni, Türkiye’den Libya’ya gıda ve boya gibi çeşitli malzemeler taşıyan gemiyi Doğu Akdeniz’de durdurarak uluslararası deniz hukukuna aykırı şekilde aradı. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, 23 Kasım 2020 tarihinde Türk bayraklı bir ticari geminin İrini Harekâtı kapsamında Türkiye’nin rızası olmadan denetime tabi tutulması hakkındaki soruyu yazılı olarak yanıtladı.

Sözcü Hami Aksoy, “AB’nin ne meşru Libya Hükumetiyle, ne ülkemizle, ne de NATO’yla istişare etmeden başlattığı Irini Harekâtının tarafsızlığı hâlihazırda tartışmalıdır. Hal böyleyken, ülkemizden Libya’ya taşımacılık yapan gemilere uygulanan bu çifte standartlı ve hukuk dışı muamele asla kabul edilemez.” ifadeleriyle uygulamaları kınayarak tepkisini dile getirdi.

“AMACI VE FAYDASI TARTIŞMALI HAREKAT”

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, “İrini Harekâtı, AB tarafından yürütülen; ancak amacı ve faydası tartışmaya açık bir harekâttır. Bu harekât çerçevesinde dün (22 Kasım) ‘Hamburg’ isimli Alman savaş gemisi, Ambarlı Limanından Misurata’ya boya, boya malzemesi ve insani yardım malzemesi taşımakta olan ‘MV Roseline A’ adlı Türk bayraklı ticaret gemisini sabah saatlerinde ayrıntılı şekilde sorgulamıştır.” diyerek söz konusu hukuksuz müdahaleye ilişkin açıklamasındaşu ifadeleri kullandı:

“Kaptan işbirliği göstererek geminin yükü ve seferi hakkında ayrıntılı bilgi paylaşmıştır. Buna rağmen saat 17:45’te Irini Harekâtı silahlı unsurları tarafından gemiye çıkılarak uzun saatler süren bir ‘denetleme’ yapılmıştır. Tüm personelin, Kaptan dâhil, zorla üstleri aranmış, bütün personel bir yerde toplanarak alıkonulmuş, Kaptanın başına silahlı asker dikilerek, zor kullanmak suretiyle konteynerler aranmıştır.”

“BU HUKUKSUZLUK TÜRKİYE’NİN MÜDAHALESİYLE SONLANDI”

Sözcü Aksoy, söz konusu hukuksuz müdahalenin, ne bayrak devleti olarak Türkiye’nin, ne de gemi kaptanının rızası alınarak gerçekleştirilmediğini belirterek “Kaptanın taşınan kargonun niteliğine dair beyanlarına rağmen, muğlak bir şüphe üzerine başlatılan ve geceyarısı sonrasına kadar devam eden bu müdahale, ancak ülkemizin ısrarlı itirazları üzerine sonlandırılmıştır. Silahlı personel sabaha kadar ticaret gemisinde beklemiş, sabah saat 09:38’de gemiyi terketmiştir.” dedi.

Türkiye Dışişlerinin açıklaması şöyle devam etti:

ESEFLE KARŞILIYORUZ, PROTESO EDİYORUZ

“Silah ambargosunu ihlal etmediği görülen gemimizin ağır hava şartları altında saatlerce güzergâhından alıkonulmasını, ayrıca denetleme sırasında personele adeta suçlu muamelesi yapılmış olmasını esefle karşılıyoruz. Yetkisiz ve güç kullanılarak yapılan bu eylemi protesto ediyoruz. Bundan doğabilecek zarar ve kayıplara karşı ilgili gerçek ve tüzel kişilerin her türlü tazminat hakkı tabiatıyla saklı olacaktır.

“MÜDAHALE İÇİN BAYRAK DEVLETİN RIZASI ESASTIR”

Uluslararası sularda ticari gemilere müdahale edilebilmesi için bayrak devletinin rızasının alınması esastır. Libya silah ambargosuna dair BMGK kararları bu yükümlülüğü ortadan kaldırmamaktadır.

“AB’NİN ÇİFTE STANDARTLI KEYFİ UYGULAMALARI KABUL EDİLEMEZ”

AB’nin ne meşru Libya Hükumetiyle, ne ülkemizle, ne de NATO’yla istişare etmeden başlattığı Irini Harekâtının tarafsızlığı hâlihazırda tartışmalıdır. Hal böyleyken, ülkemizden Libya’ya taşımacılık yapan gemilere uygulanan bu çifte standartlı ve hukuk dışı muamele asla kabul edilemez.
Daha önce de birçok kez belirttiğimiz gibi Irini operasyonu taraflı bir operasyondur. Darbeci Hafter’e gelen silah desteklerini denetlemeyen, keyfi uygulamalarda bulunulan, meşru Libya hükumetini cezalandırmaya yönelik bir harekattır.”