600'ü aşkın sahte Twitter hesabının, Doğu Türkistan konusunda sistematik Çin propagandasını yaydığı raporlandı!

Bilim ve Teknoloji
qha muhabir
26 Nisan 2022, 17:30
qha muhabir
26 Nisan 2022, 17:30

Siber istihbarat şirketi, Çin zulmü altındaki Doğu Türkistan’da yaşanan gerçeklerin örtbas edilerek, bölgeye dair gerçek olmayan olumlu anlatılar paylaşmakla görevli 600’den fazla sahte Twitter hesabından oluşan Çin’in bir propaganda ağını ortaya çıkardı.

Siber istihbarat şirketi Nisos tarafından 25 Nisan 2022 tarihinde yayımlanan bir rapora göre, 648 Twitter hesabından organize halde #xinjiang, #forcedlabor ve #humanrights gibi etiketlerle, Doğu Türkistan ile ilgili geleneksel dans ve manzara fotoğrafları gibi bölgedeki hayata dair sözde olumlu görüntüler içerikli birkaç bin Tweet atıldı. Bunun yanı sıra bu hesaplar, bölgede zorla çalıştırmanın varlığını inkar eden bireylerin videolarını yayınladı.

Raporda, bu sosyal medya ağının ve Tweetlerin, ÇKP yönetiminin Doğu Türkistan’daki Uygurlara muamelesine ilişkin Çin yanlısı anlatıları teşvik etmeyi amaçladığı ve aktif olarak yabancı kitleyi hedef aldığı tespit edildi.

SAHTE HESAPLAR ÇİN SINIRLARI İÇİNDEN YÖNETİLİYOR

Çin’de Twitter dahil uluslararası sosyal iletişim ağları yasak olmasına rağmen Nisos araştırmacıları, bu hesapların, Çin sınırları içinden kontrol edildiğine işaret ederek, Tweet’lerin çoğunluğunun Çin’de mesai saatleri içinde, sabah 9 ile akşam 7 arasında gönderildiğini kanıtladı. Hesapların çoğunun Ağustos 2021’den sonra oluşturulduğu ve Tweet’lerin genellikle dakikalar içinde yayımlandığını bildirdi.

Geçen yıl da Avustralya Stratejik Politika Enstitüsü’ndeki araştırmacılar, 2000’den fazla Twitter hesabının organize halde, Çin’in Doğu Türkistan’da işlediği suçları reddeden, Çin politikalarının sözde “olumlu” sonuçlarını teşvik eden içerikleri paylaştığını ortaya çıkarmıştı.

DOĞU TÜRKİSTAN’DA NELER OLUYOR


Çin Halk Cumhuriyeti hükumetinin sistematik baskıları ve asimilasyon politikaları ile Doğu Türkistan’da topyekûn bir halk, asimilasyon ve soykırıma uğradı, uğruyor. Milli, dini, siyasi ve kültürel olarak Doğu Türkistan’da Çinli olmayan tüm Türk kökenli milletler bu baskının kurbanı olmaktadır. Doğu Türkistan’da soykırıma varan ağır insan hakları ihlalleri, her geçen gün dünya kamuoyunun daha çok gündemine geliyor. Etnik ve kültürel ayrımcılığa ve insan hakları ihlallerine maruz kalan Doğu Türkistanlılar, ucuz iş gücü olarak Çinli şirketlerde çalıştırılıyor. Öte yandan, Birleşmiş Milletlerin resmi verilerine göre ise, Çin Komünist Partisi idaresinin kültürel soykırım uyguladığı Doğu Türkistan’daki toplama kamplarında milyonlarca insanı yasa dışı bir şekilde alıkoyuyor. Çin hükumeti, toplama kamplarında ve ceza kamplarında insanlık dışı şartlarda tutulan Uygur Türklerinin durumuna dair tüm verileri dünya kamuoyundan gizliyor.

ÇİN’İN  DOĞU TÜRKİSTAN’DAKİ CEZA KAMPLARINDA NELER YAŞANIYOR?

Doğu Türkistan’da Uygur ve diğer Türk halklarından milyonlarca kişi suçsuz yere toplama kamplarına alınmaktadır. Halen bu baskı tüm şiddetiyle devam etmektedir. Tanıkların ifadelerine göre tutuklulara işkence ediliyor. Sağlıksız şartlarda ellerinde kelepçe, ayaklarında zincirle yaşıyor. Kampta tutulanlara ne olduğu belirsiz ilaçlar ve iğneler veriliyor. Tırnak çekme, kamçı, elektrik gibi işkencelere maruz kalıyor. Kadınlar toplu tecavüze uğruyorlar.

Milyonlarca genç Doğu Türkistan’daki çalışma kamplarında veya Çin’deki fabrikalarda zorunlu köle işçi olarak çalıştırılıyor. Birçoğu toplama ve çalışma kamplarına gönderildikten sonra geride kalanlar da siyasi propaganda ezberlemeye, kamu hizmeti adıyla ücretsiz çalışmaya zorlanıyorlar. Kadınlar kısırlaştırılıyor, hamilelere zorla kürtaj yaptırılıyor. Genç kadınlar Çinlilerle evliliğe mecbur ediliyor. Ailelerinden koparılan 1 milyona yakın çocuk, çocuk toplama kamplarında asimile ediliyor. Çince konuşmaya Çince yaşamaya, Çinliler gibi beslenmeye zorlanıyor.

Milli ve dini kültür mirasları yok ediliyor. Uygur tarihi ve kültürüyle ilgili kitaplar yakılıyor. Türk- İslam mimarileri ve tarihi şahsiyetlerin türbeleri, heykelleri yok ediliyor. İnanç özgürlüğü hiçe sayılıyor. Camiler yıkılıyor. Kur’anlar yakılıyor. Namaz kılmak, oruç tutmak kampa alınma nedeni olarak gösteriliyor. Türkiye başta olmak üzere yurtdışı ülkelerinde okumuş, seyahat etmiş olmak ya da sadece bunları yapan birinin akrabası olmak bile toplama kampına alınma veya hapse atılma nedeni olabiliyor.

“Kardeş aile” projesi adı altında her aileyle ilgilenecek Çinli memur atandı. Bu “kardeşler” aile mahremiyetini çiğneyerek Uygurların evlerinde konaklıyor, aile üyelerinin rejime bağlığını denetliyorlar.