"5 Temmuz Urumçi Katliamı Raporu" yayımlandı

Güncel
Mehmet Berk Yaltırık
03 Temmuz 2021, 20:05
Mehmet Berk Yaltırık
03 Temmuz 2021, 20:05

Doğu Türkistan İnsan Hakları İzleme Derneği, “5 Temmuz Urumçi Katliamı Raporu-Katliamdan Soykırıma Giden Yol” adlı çalışmalarını yayımladı. Söz konusu raporda baskıcı Çin yönetiminin 5 Temmuz 2009’da Doğu Türkistan’ın Urumçi şehrinde gerçekleştirdiği katliam tüm arka planıyla ve yaşananlarla gözler önüne seriliyor.

Çin idaresinin 5 Temmuz 2009’da Doğu Türkistan, Urumçi’de gerçekleştirdiği korkunç katliam ve sistematik baskı politikası, kaynaklarıyla birlikte raporlaştırıldı. Doğu Türkistan İnsan Hakları İzleme Derneği’nin (East Turkistan Human Rights Watch Association ETHR) hazırladığı “Temmuz Urumçi Katliamı Raporu-Katliamdan Soykırıma Giden Yol” adlı çalışma, bu tarihi facianın arka planına ve yaşananlara ışık tutuyor.

Hümagül Hümeyra Uluyol, Ali Latifoğlu ve Nureddin İzbasar’ın hazırladı, 2 Temmuz 2021’de Doğu Türkistan İnsan Hakları İzleme Derneği’nin sitesinden yayımlanan raporda Çin’in 5 Temmuz 2009’a kadarki politikaları, Urumçi’deki protestoların nasıl meydana geldiği ve Çin’in nasıl katliam başlattığı, katliamdan sonraki Çin politikaları, uluslararası tepkiler ve devam eden soykırımla ilgili bilgiler yer alıyor. Fotoğraflar ve kaynakça da bulunuyor.

Doğu Türkistan İnsan Hakları İzleme Derneği’nin internet sitesinde yayımlanan 5 Temmuz Urumçi katliamı raporunu bu bağlantıdan indirip okuyabilirsiniz.

5 TEMMUZ 2009 URUMÇİ KATLİAMI

Doğu Türkistanlılara, Çin Halk Cumhuriyeti ve yönetim organı olan Çin Komünist Partisi tarafından,
sistematik baskı ve asimilasyon politikaları çerçevesinde dünden bugüne yaşatılan baskı faaliyetleri, bugün de toplama kampları aracılığıyla devam ediyor. Çin yönetimi, bundan 12 yıl önce sayıları kesin olmamakla beraber, 5 Temmuz 2009’da Doğu Türkistan’ın Urumçi şehrinde gerçekleştirdiği katliamla yüzlerce Uygur Türkünü katletmişti.

OLAYLARIN ARKA PLANI

O gün gerçekleşen Urumçi olaylarının arka planında 25 – 26 Haziran 2009’da Çin’in Shaoguan şehrinde yaşanan olaylar vardı. Bölgedeki, bir oyuncak fabrikasında çıkan olaylarda 10’u aşkın Uygur işçi öldürülmüş ve bu görüntüler sosyal medya üzerinden sergilenmişti.

UYGUR ÖĞRENCİLERİN BARIŞÇIL PROTESTOSUNA SERT MÜDAHALE

Olayların bu şekilde patlak vermesinin ardından, tüm Doğu Türkistan’da bu olaya tepkiler yükselmeye başladı. 5 Temmuz 2009’da Uygur öğrenciler, barışçıl bir protesto yürüyüşü düzenlemek istediler. Bu protesto yürüyüşüne katılan insanlara Çin Komünist Partisi’nin provokasyonları sonucu Han Çinlileri tarafından saldırıldı. Barışçıl yürüyüş kaosa dönüştü.

KATLİAM DEĞİL SOYKIRIM!

Olayların kaosa dönüşmesi sürecinde hiçbir önlem almayan Çinli kolluk kuvvetleri olayların sonunda ve ertesi günde insan avına çıktı. Kamyonlara yüklenen yüzlerce Uygur şehir dışında infaz edildi veya kayıplara karıştı. Bugün Doğu Türkistan’da her türlü temel hak ve hürriyetin gasp edildiği biliniyor. İnsanların evlerinde zorunlu misafirlikler yapılarak, her türlü kişisel teknolojik aletleri toplatılarak mutlak bir gözetim devleti kuruluyor. Doğu Türkistan’da Çin anayasasının koruma altına aldığı haklar dahi uygulanmıyor.

URUMÇİ OLAYLARINDAN DOĞU TÜRKİSTAN’DAKİ TOPLAMA KAMPLARINA

Urumçi katliamından sonra artan baskılar Ağustos 2016’da ise kendini yeni bir boyut kazandırdı. Tibet’te sömürge valiliği görevini yürüten Chen Quanguo, Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından Doğu Türkistan’a atandı.

Chen Quanguo’nun görevi, Jinping’in İpek Yolu projesi olan “Kuşak ve Yol Projesi” hamlesinde kilit bir jeopolitik konuma sahip olan Doğu Türkistan’da tam kontrolü sağlamak oldu. Chen Quanguo göreve geldiği andan itibaren ülkeyi bir açık hava hapishanesine dönüştürdü.