Şairler, sanatkârlar beldesi Şuşa: Tarihteki yeri, stratejik önemi

08 Kasım 2020, 19:14

Azerbayca, Dağlık Karabağ’da yıllar süren Ermenistan işgalinin ardından kurtarıldığı duyurulan Şuşa şehri, hem Azerbaycan’ın kültür tarihinde oynadığı rol ile hem de statejik konumu açısından bakıldığında dikkat çekiyor.

Azerbaycan ordusu tarafından kurtarılması sosyal medyada yankı uyandıran Şuşa neden bu kadar öneme sahip?

ŞAİRLER, SANATÇILAR, AYDINLARIN BELDESİ

Eski dönemlere ait bazı yerleşimler söz konusu olsa da, bugünkü Şuşa’nın kurulması 18’inci yüzyıla uzanıyor. Karabağ’da Penah Ali Han’ın liderliğinde 1700’lerin ikinci yarısına doğru bağımsız bir hanlık kuran Cevanşir aşiretinin hakimiyeti esnasında, bugünkü Şuşa kalesi yapılarak buraya “Penahâbâd” adı verildi. Penah Ali Han, Karabağ Hanlığı’nın kurucusu ve ilk hanı olarak tarihe geçmiştir. Afşar Hanedanı’nın kurucusu Nadir Şah’ın amcasının oğlu olan ve kendisi de Urmiye Hanlığı’nın kurucusu olarak tarihe geçen Afşarlı Feth Ali Han’ın 1755’teki hücumu ve uzun süren kuşatmasının ardından Penah Ali Han ona tabi oldu.

Rus İmparatorluğunun 1805’te Karabağ’ı ele geçirmesine kadar, Şuşa birkaç defa Kaçarlar tarafından kuşatılmış, Rus İmparatorluğu idaresi, altındayken Azerbaycan kültürünün, edebiyatının ve müziğinin merkezi Karabağ’ın bir parçası olarak varlığını sürdürmüştür. Şuşa Kalesi ve 18.-19. yüzyıllarda inşa edilmiş Şuşa kervansarayı ile Şuşa evleri bu kültürel zenginliğin nişaneleri sayılmaktadır.

Azerbaycanlı şaire ve yönetici “Han Kızı” Hurşid Banu Nâtevan (1830-1897), Azerbaycanlı besteci ve müzikolog Üzeyir Hacıbeyli (1885-1948), İttihat ve Terakki üyesi olup önce Sovyet işgaline kadar Azerbaycan parlamentosunda, sonra da Türkiye Cumhuriyeti’nde gazeteciliğini ve siyasi faaliyetlerini sürdüren Ahmet Ağaoğlu, Şuşa doğumlu tanınmış simalardır.

Azerbaycan’ın Karabağ bölgesi, özellikle Şuşa şehri mûsiki faaliyetlerinin merkezi sayılmış, Azerbaycan mûsikisinin belli başlı simalarından çoğu Karabağ’da yetişmiştir.  Seyyid Ahmed Karabâğî, meşhur hânende Hacı Hüsi, Deli İsi, Çetene Mehmed, Karyağdıoğlu Cabbar, Malıbeyli Şükür, Uluşan nevesi Şükür, Yezellek nevesi Kerim, Keçecioğlu Mehmed, Meşedi Mehmed Ferzelioğlu, Seyyid Şuşalı, İslâm Şuşalı, Musa Şuşalı, Han Şuşalı, Adıgüzeloğlu Zülfü, Büyük Kurban, Şekeroğlu Kerim Şuşa’da yetişmiş sanatkârlar olarak tarihe geçmişlerdir.

28 YILDIR ERMENİ İŞGALİ ALTINDAYDI

Azerbaycan’ın bağımsızlığını ilan etmesinin hemen öncesinde şehrin 1989’daki 23 bini aşkın nüfusunun yüzde doksanından fazlasını Azerbaycan Türkleri teşkil ediyordu.

Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra gerçekleşen Karabağ Savaşı sırasında 8-9 Mayıs 1992 tarihlerinde meydana gelen Şuşa Muharebesi sonucunda burası Ermenistan Silahlı Kuvvetleri tarafından Rusya’nın da yardımıyla işgal edilmişti. Şuşa kentinin nüfusunun büyük çoğunluğunu oluşturan Azerbaycan Türkleri şehirden göç etmeye zorlanmıştı.

Şuşa şehri, 8 kasım 2020’ye kadar Ermenistan Silahlı Kuvvetleri’nin işgali altında kalmış, bu tarihte de muzaffer Azerbaycan ordusu tarafından işgalcilerden temizlenerek Azerbaycan’a bağlanmıştır.

STRATEJİK KONUMU

Şuşa, Dağlık Karabağ bölgesinin tam ortasında yer alması açısından stratejik öneme haiz bir nokta olarak kabul ediliyor. Hem Ermenistan ile Karabağ’ın arasındaki ikmal yolu üzerinde bulunduğundan hem de bölgenin önemli şehirlerinden Hankendi’nin yakınlarında olması açısından, Azerbaycan ordusunca ele geçirilmesi kritik bir hamle olarak değerlendiriliyor.

Askeri açıdan konumu itibarıyla Şuşa, Karabağ’daki en yüksek bölgede yer aldığından, ele geçirilmesi en zor şehirlerden biri olarak kabul ediliyor. Kayalık bir yükselti üzerine kurulmuş olan Şuşa’nın tek girişi bulunuyor.

Azerbaycan
Karabağ
Şuşa
Bunlara da bakın: